• Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
  Üye Paneli  
Ana Sayfa arrow İçerik
BÜTÜN İÇERİKLER
İ.Kaygusuz'dan çok yakında yeni bir çalışma: Yazdır
Friday, 26 August 2011

Hacı Bektaş Veli

MAKÂLÂT

"Her lâfzında bin hikmet"

Eleştirel ve karşılaştırmalı hazırlayan: İsmail Kaygusuz

İÇİNDEKİLER

Önsöz

Sunuş Yazıları

1. Hacı Bektaş'ın Pir'i Gerçekten Hoca Ahmet Yesevi midir?

1a. Ahmet Yesevi'yi Temsil Eden Bir Post veya Hizmet Yoktur

1b. Namık Kemal Zeybek'in Kanıtlarının Mantıksal Bir Yanı Yoktur

1c. İleri Sürdüğü Örneğin Yanlışlığı

1d. Divan-ı Hikmet'e Gelince

1e. Hoca Ahmet Yesevi'yi Önemsiyoruz, Karşı Değiliz

2. Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Makâlât ve Hünkâr Dergâhı

2a. Hacı Bektaş Veli ve Dergahı'nı değersizleştirilme Çabaları!

2b. Hacı Bektaş Veli'nin Yapıtları ve Makâlât

2c. Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın Kuruluşu, Alevi-Bektaşi İnancındaki yeri ve İşlevi Hakkında Kısa Betimlemeler

2d. Dergâh'ın Tarihinden Kesitler

2e. Makâlât'a İlişkin Bazı Ayrıntılar ve Karşılaştırmalar

3. Makâlât'ı Türkçeleştiren Said Emre (Molla Saa'deddin)

3a. Vilayetname'de Molla Saa'deddin

3b. Sevgi Kazanından Doğan Said Emre' den Şiir Örnekleri ve Makâlât'tan Kazandığı Bâtıni Anlayış

I.KİTAP: Makâlât'ın Arapça Yazma Nüshası'nın Çevirisi

II.KİTAP: Makâlât'ın Türkçe Yazma Nüshası

Makâlât Sözlüğü

Arapça ve Türkçe Metinlerin tıpkıbasımı

Önsöz

Makâlât'ın günümüze gelen nüshaları üzerinde birçok inceleme ve yayınlar yapıldı. Çoğu Hünkâr'ın çağdaşı ve daha sonra onun müridi olmuş Molla Saa'deddin, diğer adıyla Said Emre'nin türkçeleştirdiği nüshalardı. Ne yazık ki eserin ne Arapça'sının ne de Türkçe'sinin yazar nüshası elegeçmemiştir. Günümüze ulaşan ve tarihsel olarak orijinale en yakın, en eski Arapça nüsha üzerinde bir çalışma yapılmamış, görmezlikten gelinmişti.

I.KİTAP olarak incelediğimiz çalışmada esas aldığımız1314 tarihinde istinsah edilmiş bu Arapça nüsha, Süleymaniye Kütüphanesi, Denizli 393 numara ile kayıtlı bir elyazmasının kapsamı içinde bulunuyordu. Bu elyazması mecmuanın dördüncü risalesi Makâlât'ı gördüğümüzde, şimdiye kadar incelenenelerin en eskisi olduğu için, doğrusu gerçeğe en yakın bulunacağından umutlanmıştık. Ama ne yazık ki, mutaassıp bir Sünni şeriatçısı olduğu anlaşılan müstensih, kopyaladığı Arapça Makâlât'ın sayfalar atlayıp anlatım düzenini değiştirmekten çekinmemiş; şeriata aykırı gördüğü cümleleri ya atmış ya da kendince yumuşatarak inancına uyan eklerle tersyüz etmiştir. Bu yazmayı müstensih Uzun Fakih b. Hasan, büyük olasılıkla Makâlât'ın ilk (yazar) nüshasından ya da ikinci elden kopya etmiş. Elinde Saa'deddin'in orijinal Türkçe çevirisinin de bulunduğunu, Türkçe başlayıp üstünü karalayarak Arapça'ya geçtiğini gösteren kanıtlar var. Pekçok yerde kendi inanç anlayışına uygun biçimde kısaltmalar, atlamalar, değişiklikler ve ekler yapmakta bir sakınca görmemiştir. Bütün bunlar dipnotlarda tek tek açıklanmış ve II. KİTAP olarak yayınladığımız Saa'deddin çevirisi Türkçe nüshadaki sözcükler, cümleler gösterilerek doğrusu belirtilmiştir. Burada vereceğimiz tek örrnek bile tahrifatın nasıl yapılmış olduğunu açıklamaya yeter:

"Hakikat'in beşinci makamı, konuğa ikramda bulunmaktır"diye yazmış müstensih Arapça nüshada. Fakih b. Hasan Hakikat Kapısı'nın beşinci makamını, eğitimini aldığı ve bağlı bulunduğu Şeriat'a, zahiri İslami ilimlere tamamyla aykırı bulduğundan, böylesine anlamsız bir biçimde ve sorumsuzca değiştirmiştir. Saa'deddin çevirilerinde Hakikat'ın "beşinci makâmı mülk ıssına yüz sürüb yüzsuyun hâsıl kılmakdur. Zirâ kim vahdet dahi andadur, vahdet evindedir./21b/" biçiminde verilir. Bu cümlenin bâtıni tasavvufta anlamı derindir: Evrenin sahibine, yani Tanrı'nın huzuruna varıp, Kaygusuz Abdal'ın 'Veliler, araya Cebrail'i koymadan Tanrı ile yüzyüze sohbet ederler'dediği gibi, O'na yüzünü sürmek, sohbete oturmaktır. Bu makamda muhib, artık birlik (vahdet) evindedir; Tanrısal birliği yaşamaya başlar, O'nda yokolup tanrıyla bütünleşmiştir artık. Hacı Bektaş'ın hakka yürümesinden fazla değil, 42-43 yıl sonra (1314'de) İslâm hukukçusu (Fakih) adını taşıyan İbn Hasan bu makamı anlamsızlaştırarak bilinçli olarak konukseverliğe indirgemiştir.

Çalışmamızda kullandığımız II. KİTAP olan Türkçe Makâlât nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi, Laleli-1500 numara ile kayıtlıdır. 1569 tarihinde Hacim Sultn Dergah'ında Fakir Derviş Hüdaverdi tarafından istinsah edilmiş olan bu nüshayı, Sefer Aytekin ve Diyanet Vakfı yayını 15.ve 17.yüzyıl nüshalarıyla karşılaştırmalı inceledik. Eksik, fazla ve farklı sözcük ve cümleleri belirtip çok sayıdaki dipnotlarda irdeledik. Elyazması kitapların varak (yaprak) sayfa numaraları köşeli ayraç [.] ve slash-eyik çizgiler /../ arasında verildi.

Çalışmamızın başında bir Sunuş bölümü oluşturan üç yazımız yeralmaktadır. Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Hacı Bektaş Veli Dergâhı ve Makâlât hakkında görüş ve düşüncelerimizi ve bazı tartışmalara nokta koyan yeni bilgileri, açıklamaları içeren bu yazıların yararlı olacağını umuyoruz. Ayrıca, Makâlât'ı ilk kez Türk diline kazandıran ve Hacı Bektaş'ın bâtıni tasavvuf anlayışı ve öğretisini günümüze ulaştıran Molla Saa'deddin'i tanıtan yazımızı da yeniden gözden geçirerek buraya aldık. Kendisini Hacı Bektaş Dergâhı'nın kapısına kul yaparak, Tanrı'nın tecellisini gördüğü onun didarına secde eylemiş bu mutlu aşığı (Said Emre'yi) anmayı görev bildik. II. KİTAP'ın arkasına koyduğumuz Makâlât sözlüğü de yazıldığı dönemin Türkçesini anlamamızı kolaylaştıracaktır.

14. ve 16.yüzyıla ait iki elyazmasını temel alıp, dört Makâlât nüshasını irdeleyerek, yaptığımız bu karşılaştırmalı ve eleştirel çalışmamızın gerçekleşmesi iki değerli insan sayesinde olmuştur: İ.Ü.Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi öğretim üyesi değerli dostum Prof. Dr. Ali Güzelyüz, yoğun çalışmaları arasına sıkıştırarak Arapça metni Türkçe'ye çevirdi. Tarih doktoru genç hemşehrim ve dostum Vural Genç de ikinci metni Türkçeyazıya aktardı. Kendilerine en içten duygularımla teşekkür ediyorum.

İsmail Kaygusuz            12 Ağustos 2011, Sefaköy/Küçükçekmece

Metinlerin incelenmesinde kullanılan bazı işaretler ve kısaltmalar:

[..] Unutulmuş veya okunamadığı için tamamlanan sözcükler köşeli ayraç içine yazıldı.

(..) Ayraç arasına eş anlamlı sözcükler veya anlamları konuldu.

{.} Yanlış ya da yinelenmiş sözcük araya yazıldı.

ADVYM: Diyanet Vakfı Yayını Makâlât; Alevi-Bektaşi Klasikleri, Makâlât/Hünkâr Hacı Bektaş-i Veli, Hazırlayanlar: Prof.Dr. Ali Yılmaz, Prof. Dr. Mehmet Akkuş, Dr. Ali Öztürk, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2007.

SAYM: Sefer Aytekin Yayını Makâlât; Hacı Bektaş Veli, Makâlât, Haz. Sefer Aytekin, Emek Basım Yayımevi, Ankara, 1954

Kaynak: www.ismailkaygusuz.com

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (15) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 127 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

 
Gittim Kızıldeli Niyaza Geldim Yazdır
Friday, 19 August 2011

Rum eli diyarını, kapısın açan
Gittim Kızıldeli niyaza geldim
Bir etek kumu’nan deryayı bölen
Gittim Kızıldeli niyaza geldim

Dimitokayı mekân ettin kendine
Gönderdin Mustafa kemali ata ettin bize
Yine başımızda yezit maviye
Derdimize derman bulmaya geldim

Dergâhında kazanların kaynıyor
Lokmanı dadına insan doymuyor
Kızıldeli ırmağın adına akıp çağlıyor
Gittim Kızıldeli niyaza geldim

Divanına dara durmaya geldim
Niyaz edip himmet almaya geldim
Ağlayan gönlümle gülmeye geldim
Gittim Kızıldeli niyaza geldim

Gönlümden gitmiyor hasreti bağı
Aşkımla yanıyor yüreğim bağı
İyidoğan kölenin en son durağı
Türbene yüzümü sürmeye geldim

Mustafa İyidoğan
Seyit Ali Sultan Kızıldeli Türbesi 02.07.2011

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (14) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 263 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

 
İzmir'deki cemevi tartışması büyüyor Yazdır
Friday, 19 August 2011

İzmir İl Genel Meclisi'nin cemevlerinin elektrik, su, bakım onarım giderlerinin karşılanmasına ilişkin aldığı karar İzmir Valisi Cihat Kıraç'ın açıklamalarından sonra tartışmaya dönüştü.

İzmir'de bulunan cemevlerinin elektrik, su, bakım onarım, atık su ihtiyaçlarının il özel idaresi tarafından ödenmesi kararı Vali Kıraç'ın, düzenlemenin TBMM'nin yetkisi altında olduğu, İl Genel Meclisi'nin yetki alanı dışında bir karar almasının doğru olmadığına yönelik açıklamasıyla tartışmaya dönüştü.

CHP Grup Başkan Vekili Hüseyin Mumcuoğlu, Vali Kıraç'ın açıklamasını "Talihsizlik" olarak nitelendirirken, cemevleri kararına ret oyu veren AK Parti Grup Başkan Vekili Nazmi Kalyoncu, amaçlarının siyasi şov olmadığını dile getirdi. İzmir İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci ise, Vali Kıraç'ın kararının kendisine ulaşmadan konuşmayacağını söyledi.

Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu dile getiren CHP Grup Başkan Vekili Hüseyin Mumcuoğlu, AK Parti'nin cemevleri sorununu yıllardır görmezden geldiğini ifade ederek, "Cem evlerinin ibadethane olması veya olmaması konusunun TBMM'nin işi olduğunu bizde biliyoruz. AKP bu sorunu 10 yıldır göz ardı ediyor. Biz bu kararı 5302 sayılı Özel İdare Kanunu'nun 6'ncı maddesinin a bendine dayanarak aldık. Cemevleri kentin gelişimine katkı sağlayan kültür merkezleridir. Biz bu noktadan hareket ediyoruz. Aldığımız karar doğrudur. Toplumun sorunu olan bu konu, seçim ve referandum dönemlerinde siyasi malzeme haline getirilmiştir. Vali Kıraç'tan bu hassas konuyla ilgili olarak, 'ihtiyaçlar Valilik fonundan karşılanabilir' demesini beklerdim. Talihsiz bir açıklama olmuş. Yerel yöneticilerin, idarecilerin görevi, devleti askeri disiplinle idare etmek değildir. Toplumun istekleri ön plana çıkarılmalıdır. Biz kendi görevlerimizin ne olduğunu biliyoruz" dedi.

Cemevlerinin sorunlarının hukuk ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili Nazmi Kalyoncu ise partisinin cemevleri sorununa katkı sağlamak istediğini ifade etti.

İzmir İl Genel Meclisi'nin aldığı karara hukuk kurallarını göz önüne alarak şerh koyduklarını belirten Kalyoncu, "Cemevlerinin giderlerine katkıda bulunmak bizi memnun eder, o konuda sıkıntı yok. Ancak il genel meclisi kendi görevi dışında siyasi kararlar alamaz. Siyasi nitelikte karar alırsa meclis feshedilebilir. Bizim derdimiz üzüm yemektir, bağcıyı dövmek istemiyoruz. Cemevlerine hukuki düzen çerçevesinde yardım yapmayı bizde isteriz. Hukukdışı yolları zorlamak yanlış olur. Adres TBMM'dir, il genel meclisi değildir. Sorun varsa çözülsün, amaç tribünlere oynamak olmasın. Siyasi şov bizim tarzımız değildir. Çıkmaz sokağa girmeyelim. Cemevleri Türkiye'de ve İzmir'de siyasi malzeme olmaktan, siyasi istismar aracı olmaktan kurtarılmalıdır. Konuya samimi bir şekilde yaklaşılmalı" dedi.

Kalyoncu sorunun çözülmesi amacıyla İzmir İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci, CHP Grup Başkan Vekili Hüseyin Mumcuoğlu ile birlikte Vali Kıraç'a gitmeyi önerdi.

Kaynak: www.cnnturk.com

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (12) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 167 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 28 - 30 Toplam: 775