| BÖRTÜ BÖCEK AŞKINA BİRKAÇ CÜMLE |
|
| Saturday, 25 August 2007 | ||||
|
Alevilik- Bektaşiliğin geneli, Vahdet-i Mevcut'/var olan bütün varlık alemi ve özü de Vahdet-i Vücut/var olan bütün varlık aleminin "Bir"de (bir vücutta) toplanması üzerinedir. Bizim yolumuz; merkezine araştıranın kendisi olan insan konularak bunu bilmek, anlamak, sırrına ermek temeline kurulmuştur. Dört ana unsurdan (ateş-su-hava-toprak) meydana gelen varlık alemi; madenler-bitkiler-hayvanlar aşamasından geçtikten sonra, insan olarak ta dört (şeriat-tarikat-marifet-hakikat) aşamadan geçerek, amaçlanmış insan olan İnsan-ı Kâmil mertebesine erer ve gerçek anlamda insan (Adem) olur. Zira Erenlerden Kaygusuz Abdal Sultan Şu Adem dedikleri el ayakla baş değil/ Adem manaya derler surat ile kaş değil/ Gerçi et ve deridir cümlenin serveridir/ Hakk'ın kudret sırrıdır gayre bakmak hoş değil sözleri ile gerçek insanın olgun insan olduğunu anlatmaktadır. Buradan bizim anladığımız maddenin aslının dışına göre olmadığı, hepsinin "Bir" de toplandığı özünde olduğudur. Bazı hallerde öz kendisini açıkça dışa vurmuştur ki, hakikat yolcusu bunları sezerek ders alsın! Erenlerim, varlık aleminde zahir gözümüze de hitap eden, dış görünüşü ile de mutlaka çok hoşumuza giden, zaman zaman kendilerine hayran kaldığımız, eksikliği kendimizde görünce de ders aldığımız mahlukat çoktur. Bunların içerisinde hiç şüphesiz börtü böcek te vardır. Hele bunlardan karınca, arı ve ipek böceği Alevi-Bektaşi inancında derinlemesine konu olmuşlardır. Karınca, Kur'an-ı Kerim'in surelerinden birine (27. NEML SURESİ) ismini verdiği gibi, maddi ve manevi (bütün mahlukatın dilini konuşabilmesi gibi) birçok değerlerin sahibi olan Kral Peygamber Hz. Süleyman'a ögüt vermesi ile bütün islam aleminde bilinmektedir. Gözüm yaşı dinmez sevda sarınca Doldur saki gönül aşka erince Süleyman'a ögüt veren karınca Gelir gider uğru bir meyhanedir Budak Ali Bununla birlikte Hz. Süleyman'ın karıncalar ile ilgili birçok hikayesi vardır. Bunların her biri insana yine birçok unsuru anlatarak (akıllı-çaliskan-alçak gönüllü olması gibi) yol gösterici niteliğindedir. Bir başka böcek olan arının da inancımızda ki yeri önemlidir. Çaliskanligi kadar temizliği ile de tanındığı gibi, yaratıcılığı ve yarattığı nesnenin (bal) en şifalı besin maddesi olması, bu sırrı var olduğu andan beri koruması ona da kudretli olma özelligini vermiştir. Üçüncüsü olarak ipek böceğidir. O da temizliği, çaliskanligi ve yaratıcılığında ki güzelliği ile kutsal bilinmektedir. Kendisini gizlediği kozasından, adeta öldükten sonra tekrar binbir rengi ile canlanarak insanı kendine hayran bırakması kudretinin bir başka özelligidir. Bu üç böcek te bizim inancımızda temizliğin, akıllılığın, hikmetin ve güzelliğin sembolüdürler. "Hal"ları, yüzyıllarca erenlerimiz, ulularımız tarafından şiirlerinde, sözlerinde anlatılarak semboller olarak işlendiği gibi bir çok lejendelere konu olmuşlardır. Yolumuzda marifet kapısına/ arifliğe nisbet edilerek, hakikat sırrına sahip olan kutsal varlıklar olarak bilinirler. Kendisi de doğanın bir parçası olan insan, bu güne kadar hep doğayı/ doğada ki varlıkları örnek alarak kendisini geliştirmiştir. Bunun bundan böyle de bu şekilde devam edeceği kesindir. Herşeyi bildiğimizi sandığımız halde doğadan ögrenecek daha o kadar çok değerimiz var ki! Kendimizi zor durumda bırakarak yok etmek yerine, varlığımızı devam ettirebilmemiz için, ögreticimize verebileceğimiz en büyük değeri vermemiz zorunludur. Her varlık bir diğerinin öncesi veya devamı olduğundan/ tamamladığından, susuz nehir olamayacağı gibi, annesiz ve babasız çocuk ta olmaz. Son olarak Gerçeği Bulmayı Dilersen Eğer Gerçeği bulmayı dilersen eğer Ezelden ebede koşan haldadır Erenler yolundan gidersen eğer Kırkların Sultanı Selmân Pâk'tadır Böceği hor görme sırr-ı hakikat İpeğe bürünür nur-u Muhammed Beneği binbirdir hulk-u mevcudat Dostların Mihmanı Merdân Şah'tadır Arıda marifet çoktur bilirsen Hakikat ilmini süzer seçersen Peteğin gizine birgün erersen Dertlerin Dermanı Yârân Bal'dadır Budak Ali'yim gözlerim yaş doldu Muhammed gönlüm cuş ile hoş oldu Hakk bizde Can imiş Cibril baş oldu Canların Cânânı Yezdân Aşk'tadır Aşk-ı Muhabbetimizle fakir Ali Kaykı Favori olarak ekle (38) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 523 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. |
||||