|
Yazan Erhan Altunay
Hepimiz eski bir metni okuduğumuzda ya da bir efsaneden
söz edildiğini duyduğumuzda sembolik anlamının ötesinde bir şeylerin daha
varlığını düşünürüz. Bize öyle gelir ki bu metinlerin ya da mitlerin anlatmak
istedikleri daha derin gerçeklikler vardır ve bunu ancak bu sırları çözmesini
bilenler anlayabilir. Aslında bu düşünce hiç de yanlış değildir.
Özellikle Avrupa'da ve Amerika'da son zamanlarda çok sıkça
kullanılmaya başlanan Türkçe'de "içrek" sözcüğü ile karşılanan ezoterik sözcüğü
içinde saklı olan anlamı sadece seçilmiş kişilere açıklanan öğretileri
tanımlamak için kullanılır.
Ezoterizm sözcük olarak Yunanca eswterikoV (içe ait,
içrek, sadece müritlerin bildiği anlamında, Arıkdal Gizli Öğreticilik olarak
kullanıyor) sözcüğünden gelir. Bu sözcüğün kökü ise esw- ( iç, içerisi) dir .
Sözcük anlamı olarak ise ezoterizm "sadece belli sayıda
müritlere açıklanan halkın düzeyine inmeyen ya da inmemesi gereken doktrine"
denir. Ezoterik doktrin "müritlere sözlü olarak aktarılan tüm bilgi ve
öğretilere" denir (Petit Robert)
Meydan Larousse Ansiklopedisi ise Türkçe eşanlamlısı İÇREK
başlığı altında daha geniş bilgi vermektedir :
"Yalnız vakıf olanlara öğretilen || Vakıf olmayanlarca
anlaşılmayan bilgi ve ya eserler için kullanılır. ...
ANSİKL. Fels. İçrek kelimesi dışrakın karşıtıdır.
Pythagoras'ın çömezlerini dışrak ve içrek diye ikiye ayırdığı söylenir ;
birinciler sadece adaylardı; ikinciler ise üstadın öğretisini bütün incelikleri
ve sırları ile bilenlerdi.....Dışrak eserlerde yalnız en açık kanıtlar ileri
sürülür , daha karanlık ve kesin olan kanıtlar ise içrek eserlerde yer alır.
Sırra ve gizli bilgiye ermiş olanlardan başkasının kavrayamayacağı esrarlı bir
öğreti fikri bir çok kimseye hoş görünmüş ve her devirde az ve ya çok içrek
topluluklar ( msl. Mason Dernekleri ) kurulmuştur.
- Giz. ilm. Herhangi bir dinin , sadece sırra ve gizli
bilgiye ermiş olanlara açıklanan yönüne içrek bilim adı verilir. Kabala'cıların
içrek elyazmaları ," açkı " ve ya "anahtar " adıyla anılır. İçrek öğreti , oyun
kağıdı falı , simyacıların sırları, sihir , büyü , kabala gelenekleri gizli
dini törenleri vb. kapsıyordu. Apokalipsis'in açıklanması , Hezeikel'in gördüğü
hayallerin yorumlanması da içrek konular arasında yer alır."
Bu tanımda dikkat edilmesi gereken nokta eski Yunan'da
içrek ve dışrak kavramlarının kullanıldığıdır , - dışrak ( exwterikoV )
ifadesini ilk kullanan Aritoteles'tir - yalnız bunların genelde felsefe
okullarına atıf yaptığı görülür . Eski Yunan'daki ezoterik okulları ileride
yayınlanacak yazılarımızda göreceğiz. Ayrıca ezoterik topluluklar yıllar boyu "
esrarlı bir öğreti " fikri hoş geldiği için değil , belli bir amaç için
kurulmuşlardır.
Daha geniş kapsamlı bir tanım yapacak olursak , ezoterizm
, sadece seçilmiş belli bir topluluğa verilen ( bunlara inisye < fr. initié
denir ) , semboller ve şifreler aracılığı ile aktarılan , erginlemeye ( fr.
initiation ) dayanan, metafizik öğretilere denir. Bu öğretilerin içeriği ve
erginlenmenin aşamaları çeşitli kültürlerde yeri geldikçe ayrıntılı biçimde
incelenecektir.
Bu arada ezoterizmi küçümsemek isteyenler ezoterizmin bir
çok alan için geçerli olduğunu söylerler. Örneğin kimya , matematik fizik bile
sadece bunu öğrenmek isteyenlere semboller vasıtası ile aktarılır. Bu her şey
için geçerlidir, bir koçun takımına verdiği taktikler bile semboller vasıtası
iledir , maçtan önce bir ritüel uygulanır gibi . Bu örnekler ancak ezoterizmi
anlatmak için örnek olarak verilebilir. Ancak ezoterizm günümüzde kullanılan
anlamı ile ezoterik öğretileri belirtir.
Ezoterik öğretiler , çağlar boyunca ,sadece bu öğretileri
almaya hazır kimselere gerektiği gibi verildiğinden ve çağın getirdiği
değişikliklere gerek semboloji gerekse de açıklama yönünden uyum sağlayabildiği
için günümüze kadar gelmiştir. Bu öğretiler geniş kitlelerde yayılmamış ,
yayıldığı yerde de bozulmaya uğrayıp yok olmuştur . Bu sayede saflığını koruyan
öğretiler bu yüzyılın son yarısındaki " bilgilenme " ye paralel olarak kısmen
gün ışığına çıkmıştır. Bunun doğal sonucu olarak da yanlış anlamalar ya da
yanlı yayınlar da ortaya çıkmaktadır.
Ezoterizm hakkında dikkat edilmesi gereken bir husus da
dinlerin ezoterik ve egzoterik yanları olmakla birlikte , ezoterizm sadece
dinlerin ezoterik yanı demek değildir . Bunu yanında ezoterizm sadece belli
topluluklara ait bir din de değildir. Kutsal olan sadece dinin tekelinde
bulunmaz , daha farklı bir deyişle kutsal ile ilgilenen her öğreti bir din
olmak zorunda değildir . Ezoterizm kutsal olana daha derin bir bakıştır.
Ezoterizmi genel olarak bir inanç olarak değil de ,
insanlığın tarihinin başlangıcından günümüze kadar gelen bir gelenek , öğreti
olarak algılamak daha doğru olur. Bu bilgi sayesinde tarih içindeki bir çok
sanatçı ve düşünürün eserlerini anlamak da daha kolay olur.
Ülkemizde de ezoterizm hakkında birkaç kitap çıkmıştır .
Buna en iyi örnek ülkemizde Haziran 1994'de Gece
Yayınlarından çıkan Cihangir Gener'in Ezoterik-Batıni Doktrinler Tarihi isimli
kitabıdır. Kendi alanında ilk olduğu için saygıyı hak eden bu çalışma bir takım
yanlışlıklar ve yanlı ifadelerle doludur(Buraya dikkat!). Bunlardan en
önemlisi ezoterizmin ulaştığı son noktanın masonluk olarak gösterilmesi
çabasıdır. Ezoterizm masonluk içinde de var olmakla birlikte , masonluğun
dışında da varolan bir öğretidir.
Ezoterizm hakkında ülkemizde çıkan bir önemli kitap ise ,
yakın zamanda kaybettiğimiz Ergun Arıkdal tarafından yazılan Gizli Öğreticilik
adlı eserdir. Bu konuda araştırma yapmak isteyen okuyucular Ruh ve Madde
Yayınları tarafından 1997'de yayınlanan bu kitapta, dikkatli okumaları kaydı
ile, çok ilginç bilgiler bulacaklardır.
Ezoterizm hakkında bir önemli kitap da Ergun Candan'ın
yazdığı Gizli Sırlar Öğretisi adlı eserdir. İçinde çok spekülatif fikirler de
bulunsa bu konuda araştıranlar için önemli bir başvuru kitabıdır.
Ezoterik Öğretilerin Genel Özellikleri
Ezoterik öğretiler metafizik öğretilerdir. Metafizik
kelimesi Eski Yunanca meta
( sonrası, ötesi ) ve jusikoV ( doğal, fiziki, fizik )
kelimelerinden türemiştir. Latince'ye metaphysica olarak geçmiş ve buradan da
bugünkü batı dillerindeki yerini bulmuştur. Metafizik , Doğa'nın , fiziksel
görüntünün ötesini , yani sezgilerle anlaşılabilen bilgiyi kapsar . ( Daha
sonra kazandığı anlamlar üzerinde durmayacağız )
Ezoterist her şeyden önce Tanrı'nın varlığına inanır .
Evren'in ondan oluştuğu ve her varlıkta kendinden bir töz olan bir Tanrı'ya .
Bu bağlamda ezoterizmin yaradancı dinlerle yolu ayrılır. Aynı şekilde Cihangir
Gener'in söylediği gibi ezoterizm panteizm de demek değildir . ( a.g.e )
Amaç Tanrı'dan varolan fakat onun kadar mükemmel olmayan
insanın dünya üzerinde yaşadığı hayatlarının sonucunda tekamül ederek yeniden
Tanrı'ya dönmesidir. Bu düşünde en güzel ifadelerini Hint düşüncesinde
bulmuştur.
Aynı şekilde bu tekamül süreci için de dünya üzerinde
çeşitli ırkların yaşadığı ve sonra da yok oldukları kabul edilmektedir.
Ezoteristin kişisel ödevi kendi tekamülünü sağlamak ,
kolektif ödev ise başkalarınınkini sağlamaktır. Bu iki ayrı ödev birbirlerinden
soyutlanamaz.
Ezoterist Dünya üzerinde yaşayarak öğreneceği çok şey
olduğuna inanır ve dejenere öğretilerde olduğu gibi kendini dış dünyaya
kapamaz.
Ezoterik öğreti sadece geleneksel bilgi ile sınırlı kalmaz
, ezoterist çağının bilimsel gelişmelerini de uyarlamayı bilir.
İlk çağlardan bu yana bu öğretilerin geniş halk kitleleri
tarafından yanlış algılanıp bozulma ile yok olabileceği düşüncesi bu öğretinin
üstadlarını öğretilerini semboller ve gizli ifadeler ile aktarma zorunluluğuna
itmiştir. Kullanılan semboller ise hiç bir zaman insana uzak olmayan ve
anlamına ulaşabileceği sembollerdir.
Ezoterizmi iyi anlayabilmek için ezoterizmin ve ezoterik
düşüncenin tarihini ve buna paralel olarak sembollerin dilini öğrenmek
gerekmektedir. Ezoterik düşünce tarihi insanlık tarihinden soyutlanamaz , bu
yüzden de ileride yayınlanacak yazılarımızda ezoterik düşünce tarihini insanlık
tarihine koşut olarak inceleyeceğiz.
Ezoterik düşünce tarih boyunca Dünya'nın çeşitli
yerlerinde ortaya çıkmıştır. Bugünkü Batı düşüncesinin kaynakları ise hem
Doğu'dan hem de Batı'dan gelir.
Bu konularda araştırma yapmak isteyen Türk araştırmacısı
da çok şanslıdır.
Türkiye'nin gerek coğrafi konumu gerekse de tarih içindeki
yeri bu bağlamda büyük önem taşır. İlk olarak Yunan Uygarlığı'na kaynaklık eden
Anadolu Uygarlıkları bu topraklar üzerinde var olmuştur. Ayrıca o dönemde
Mezopotamya ile olan etkileşim de belirleyici olmuştur. Daha sonraları ise
Yunan Uygarlığı gibi Roma Uygarlığı da Anadolu topraklarından yararlanmış ,
özellikle İmparatorluk kültürünün şekillenmesinde Anadolu büyük rol oynamıştır.
Orta Çağlar boyunca ise Tasavvuf düşüncesi bu topraklarda
yeşermiştir.
Batı ezoterizminin kilometre taşlarından Templier Tarikatı
ise Haçlı seferleri sırasında Müslümanlarla etkileşimleri sonucunda
öğretilerini geliştirmişler , tasavvufdan etkilenmişlerdir.
Yeni bir çağa girdiğimiz bu zamanlarda ise artık ezoterik
bilginin açığa çıkması bütün insanlara mal olması gerekmektedir. Cumhuriyetin
kuruluşundan beri , bütün engellemelere rağmen bir aydınlanma dönemine giren
ülkemizin de bu çağda büyük bir rol oynayacağı kuşkusuzdur . Bu yüzden bu
konularda bilgili olmak , hazırlıklı olmak hepimize düşen bir ödevdir.
Erginleme / İnisiyason
Türkçe'deki erginlemenin batı dillerindeki karşılığı olan
İnisiyasyon/Initiation sözcüğü Latince initiare = başlamak sözcüğünden gelmektedir.
Bu sözcük ise yürümek , gitmek anlamına gelen ire fiili ve içerisine anlamını
katan in takısı ile alakalıdır. Türkçe'de yeni kullanılmaya başlayan erginleme
sözcüğü aynı anlamı vermese de iyi bir karşılık olmaktadır. Daha önceleri
karşılık olarak kullanılan tekris sözcüğü geniş bir kullanıma sahip değildir.
İnisiyasyon en eski gizem dinlerinden beri varlığını
sürdürmektedir. İnisiyasyon, müridin bu yaşamda ölüp sonsuz yaşama dirilmesi
ile sembolize edilir. Onun için ritüellerde müridin ölüm deneyimi
canlandırılır. İnisiyasyon sembolizminde Nur'a ya da ışığa kavuşmak da önemli
bir rol oynar.
İnisiyasyon adayın geçmiş yaşamını terk edip ezoterik
toplulukta yeniden yaşama başlamasıdır. Bu süreç müridin kendi içindeki
tanrısal özü bulma yolunda alınması gerekenleri aldığı bir süreçtir. Bu yönüyle
inisiyasyon müridin çeşitli eğitimlerden ve sınavlardan da geçtiği bir
süreçtir.
İnisiyasyon boyunca alınan eğitim mürit tarafından gizli
tutulur ve dışarıdan olan hiçbir kimseye açıklanmaz. Eğitim süreci boyunca
mürit çeşitli dereceler ve unvanlar alır, bu eğitimde ne kadar ileriye
gittiğini gösterir.
Ezoterik inisiyasyonun bir özelliği de öğretinin yazılı
aktarılmasından çok sözlü, sembolik ve ritüeller yolu ile anlatımıdır. Tarih
boyunca varolan bir çok ezoterik örgütten günümüze yazılı belge kalmamasının ya
da sadece sembollerin ve alegorik ifadelerin kalmasının nedeni de bundandır.
İnisiyasyon sadece bir eğitim değildir. Aynı zamanda
bireyin kendi içinde yaptığı bir yolculuktur. Semboller ve ritüeller yardımı
ile birey süreç boyunca kendi içinde de bir süreç yaşar ve içindeki tanrısal
özü keşfe koyulur. Bu nedenle mürit kuralları harfi harfine uygulamak
zorundadır.
Öte yandan Arıkdal'ın inisiyasyon konusunda yazdıkları
ilginçtir :
" Bir tanım yapmamız gerekirse Ruhsal bir tesirin
nakledilişin hazır olmak diyebiliriz. Burada spiritüel (ruhsal) bir tesir söz
konusudur. Bu tesirin nakledilmesi lazım. Kişiden kişiye , toplumdan topluma bu
tesir nakledilecek. Zaten bütün inisiyatik çalışmaların esası , bu tesirin bir
taraftan alınıp , bir tarafa naklinden ibarettir ve bu nakli kolaylaştıracak
bütün çalışmalar inisiyatik çalışmalardır. "
Burada inisiyasyonun tehlikeli bir yönü ortaya
çıkmaktadır. Müridin içine girdiği örgüt , örgütün ritüelleri sayesinde ,
müridi kendi amaçları doğrultusunda kullanabilir, onun enerjisini örgütün
kolektif enerjisine dahil edebilir. Sahte üstadlar önderliğinde kurulan
örgütler genelde bu şekilde ritüel uygulamaktadır.
Ezoterik inisiyasyon, özü gereği , belli bir şekilde üstadlar
tarafından verilmesi gereken bir öğretidir. Tarih boyunca ezoterik öğretiler
çeşitli şekillerde ortaya çıkmışlardır. Bunların çoğu içinde bulunulan topluma
ve çağa özgü karakter göstermiş ve zaman içinde işlevlerini tamamlamışlardır.
Günümüzde bunların taraftarı olsa da bunlar tarih içindeki işlevlerini çoktan
tamamlamış öğretilerdir. Bir de tarih boyunca varolan ezoterik düşüncelerin
sentezini yapmış topluluklar vardır ki onlar günümüzde de geleneksel işlevini
sürdüren topluluklardır.
Bu tür bir topluluğa girmek isteyen kişi kendini sahte
üstadlardan ve negatif amaçlı topluluklardan korumak zorundadır. Haluk Egemen
Sarıkaya yıllar önce Kötülük ve Kaynakları isimli eserinde bu tehlikeye dikkat
çekmiştir :
« Sanki son derece evrimleşmiş bir varlıkmış ya da bir
öğretmenmiş gibi hareket edip de aynı zamanda beşeri alışkanlıkları ve zaafları
olan bir kimse , sözde başarısı pek az bir disiplin ve kesinkeslik sonucunda
elde edilmiş gibi görüleceğinden, beşerlere son derece çekici gelecektir. Bu
nedenlerden ötürü, kendisi izleyenler onun kişiliğine hayrandırlar ve o da
Yasa'ya aykırı olarak böyle bir hayranlığa izin verir. Bu surette, kendi
gururunu şişirir ve izleyicilerinin de fizik forma olan bağlılığını pekiştirir.
İzleyicilerine, kendilerine öğretilenlerdeki iyi ve kötüyü tefrik etmelerini
değil de, bunlara körükörüne inanmalarını telkin eder. Sahte "öğretmen" bir kez
bu körükörüne inanç tesis edildi mi , artık doğru yolda eğitim yapmasını
sağlayacak olan hiçbir eleştiriye ya da yargıya maruz kalmayacaktır. Böylece ,
başında olduğu küçük topluluk , sahte bir spiritüel grup haline gelir ve orada
, akıl , işlevini yitirir.
Bu halin kaçınılmaz sonucu olarak , obsesyonel bir durum
ortaya çıkar. Bu obsesyonun iki dayanak noktası vardır :
Birincisi , sahte öğretmenin , izleyicilerinin dikkatini
sadece kendi üzerinde tutarak , dışarıda daha iyi şeyler keşfetmelerini ve
dolayısıyla da kendisini ayakta tutmak için katkıda bulunmalarını önlemek
amacıyla gösterdiği çaba .
İkincisi , sahte öğretmenin izleyicilerinin , zekalarını
kullanmaksızın keramete inanarak ve büyük bir Öğretmen'e sahip olmanın gururu
ile koltuklarını kabartarak kendilerini fizik bir kişiliğe hayran olmanın
uyuşuk , duygusal haline kaptırmak için duydukları arzudur.
Bu duruma sık sık rastlanabilir. Bu gerçek bir spiritüel
grubun heves edilerek kurulan bir taklidinden ibarettir. Her iki tarafın da
samimiyetten yoksun olmasından ötürü, hızla çözülmeye mahkumdur. Kişiliğine
hayranlık duyma, sansasyonel olma ve obsesyon halleri, kısa sürede, bu kişileri
her türden duygusal , şehvani ve seksüel düşkünlüklerin karanlık faaliyetlerine
sürükler. Bu toprakta hilekarlık da, yıkıcılık da , sapıklık da , entelektüel
çarpıklık da gelişir ve Yüksek Benlik'le olan irtibat kopar. Korkunç Kara Ayin
ve kara maji törenleri de işte böyle topraklarda kök salma imkanı
bulabilmiştir. »
Ezoterizm ile Karıştırılmaması Gereken Kavramlar
Ezoterizmin ilk bakışta anlaşılmasının kolay olmaması ve
bir çok farlı kavramı kapsaması , çok daha farklı öğretilerle karıştırılmasına
neden olmuştur. Kuşkusuz bu öğretilerin de ezoterizm ile ortak yönleri vardır ,
fakat bütünüyle aynı tutmak olanaksızdır. Ezoterizm ile bir tutulan fakat çok
daha farklı olan kavramların başlıcaları şunlardır.
Okültizm
Mistisizm
Panteizm
Metafizik
Spritualizm
Teozofi
Antropozofi
Parapsikoloji
Ufoloji
Ezoterizm ve Okültizm
Ezoterizm ve okkültizm çoğu zaman , çoğu yerde eşanlamlı
olarak kullanılmaktadır. Ancak gerçekte eşanlamlı oldukları söylenemez.
Okkültizm, köken olarak "occultus = gizli " sözcüğünden
gelmektedir. Türkçe'de "Gizli İlimler" terimi ile karşılanabilir.
Okkültizm sözcük olarak çok eski zamanlardan beri
kullanılmaktadır.
Okkültizm , gizli bilimlerle ilgilidir. Gizli bilimler
terimi ile anlaşılması gereken bugünkü pozitif ve deneysel bilimlerin dışında
kalan , yüzyıllardır varolan ve insanı metafizik yönüyle algılayıp , doğadaki
ve insandaki fizik ötesi yönleri kullanan uygulamalardır. Bunların içine
Astroloji, Simya,Büyü,Fal ... girer .
Okkültizmle uğraşan kişi baştan bazı prensipleri kabul
etmek zorundadır. Bunlar ruhun varlığı ,Tanrı'nın varlığı gibi temel
prensiplerdir.
Okült uygulamalar bilmeyen bir için bir anlam ifade
etmeyeceği gibi , az bilen için de büyük tehlike göstermektedir. Bu yüzden
okült uygulamalar bir üstat önderliğinde olmak zorundadır ve bu uygulamalar
konuyu az bilen ya da bu bilgiyi iyi yönde kullanması gerektiği yönünde eğitim
almamış bir kişi içinse büyük bir silah olabilirdi. Bu nedenle okültizm
ezoteriktir , yani ancak belli bir eğitimden geçerek o bilgileri almaya hak
kazanmış olan kişilere verilebilir ve bu bilginini aktarımı da özel bir dille
ve sembollerle olur.
Buradaki nüans açıktır . Okült öğreti ezoterik bir
öğretidir ; ancak her ezoterik öğreti okült değildir.
Ezoterizm ve Mistisizm
Ezoterizm ve mistisizm de sık sık karıştırılan
kavramlardır.
Dilimize Fransızca'dan geçmiş olan Mistisizm köken olarak
, Latince Mysterium sözcüğünden , o sözcük de Yunanca MÚst»rion sözcüğünden
gelmedir. Bu sözcükler köken olarak Yunanca MÚ - (susmak,sır olarak saklamak)
kökünden gelmektedir. Dilimize mister/gizem olarak geçen sözcükle aynı
kökendedir. Mistik sözünün kökeninde de yine bu kökten gelen MÚstikÒj sözcüğü
vardır. Bu sözcükler aslında inisiyasyondan geçip sırlara vakıf olan
anlamındadır.
(DEVAMI VAR)
KAYNAKÇA
ARIKDAL Ergün , Gizli Öğreticilik , Ruh ve Madde Yayınları
, İstanbul , 1997
BENOIST Luc , L'Esotérisme , Presses Universitaires de
France , Paris , 1963
BURKERT Walter , İlkçağ Gizem Tapıları ( çev. Sina Şener )
, İmge Kitabevi, Ankara, 1999
CANDAN Ergun , Gizli Sırlar Öğretisi , Sınır Ötesi
Yayınları , İstanbul, 1998
CORSETTI Jean-Paul , Histoire de l'Esotérisme et des
Sciences Occultes , Larousse , Paris , 1992
DAUGE Yves Albert , Esoterisme , Pour Quoi Faire? ,
Dervy-Livres, Paris, 1986
FORTUNE Dion , Sane Occultism , The Aquarian Press, London
,1967
GENER Cihangir , Ezoterik-Batıni Doktrinler Tarihi , Gece
Kitapları , Ankara , 1994
GÜNER REŞAT , Okültizm , Tarih Boyunca Gizli Bilimler, Ege
Meta Yayınları, İzmir,1996
LAURANT Jean-Pierre , L'Esoterisme, Les Editions du Cerf,
Paris,1993
PACE Jerome , Les Rituels Secrets d'Initiation , Editions
De Vecchi S.A., Paris,1993
RIFFARD Pierre , Dictionnaire de L'Esoterisme , Editions
Payot & Rivages , Paris , 1993
RIFFARD Pierre , L'Esoterisme , Robert Laffont , Paris ,
1990
RIFFARD Pierre , Esoterismes d'Ailleurs , Robert Laffont ,
Paris , 1997
SCHUON Frithjof , Survey of Metaphysics and Esoterism ,
World Wisdom Books , Indiana , 1986
SCHWALLER DE LUBICZ R.A. , Esoterism & Symbol , Inner
Traditions International , Vermont , 1985
SCHWARTZ Fernand , La Tradition et les Voies de la
Connaissance, Editions Nouvelle Acropole , Paris,1991
SEROUYA Henri , Le Mysticisme, Presses Universitaires de
France , Paris , 1956
TUAN Laura , Le Grand Livre des Sciences Occultes ,
Editiond de Vecchi, Paris, 1989
|