<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KURBAN BAYRAMI &#8211; Seyyid Ali Kızıldeli Sultan ve Alevilik &gt;&gt; 12 İmamlar, 4 Kapı 40 Makam</title>
	<atom:link href="https://www.kizildelisultan.com/kategori/onemli-gunler/kurban-bayrami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kizildelisultan.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Mar 2016 22:20:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.3</generator>
	<item>
		<title>10 MUHAREM (ÂŞÛRÂ) TARİHTEKİ ANLAMI</title>
		<link>https://www.kizildelisultan.com/10-muharem-asura-tarihteki-anlami/</link>
				<comments>https://www.kizildelisultan.com/10-muharem-asura-tarihteki-anlami/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 14:36:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Rıza Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[KURBAN BAYRAMI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.kizildelisultan.com/wp/10-muharem-athura-taryhteky-anlami/</guid>
				<description><![CDATA[&#8220;Allah bana haber verse Yezid&#8217;de suç yoktur dese Ben böyle istedim dese Ona lahnet ona lahnet&#8221; Feyzullah ÇINAR.- Bana lahnet. Kalan Müzik arşiv serisi   10 MUHAREM (ÂŞÛRÂ) TARİHTEKİ ANLAMI Rıza Aydın Anadolu&#8217;da Kızılbaş &#8211; Alevi diye adlandırılan toplumlarca, Muharrem ayının ilk 12 günü yası- matem günleridir; bu on iki gün boyunca cem olup (bir ...]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: verdana,geneva"><br /> &#8220;Allah bana haber verse<br /> Yezid&#8217;de suç yoktur dese<br /> Ben böyle istedim dese<br /> Ona lahnet ona lahnet&#8221;<br /> Feyzullah ÇINAR.- Bana lahnet.<br /> Kalan Müzik arşiv serisi<br />  </p>
<p> 10 MUHAREM (ÂŞÛRÂ) TARİHTEKİ ANLAMI<br /> Rıza Aydın</p>
<p> Anadolu&#8217;da Kızılbaş &#8211; Alevi diye adlandırılan toplumlarca, Muharrem ayının ilk 12 günü yası- matem günleridir; bu on iki gün boyunca cem olup (bir araya gelip) muhabbet eden canlar Hüseynin Kerbela&#8217;daki direncini, Yezit&#8217;in bunlara yaptığı vahşeti anarak bu vesile ile tarihsel bilinçlerini tazelerler. </p>
<p> Bizim yörede, çeşitli zamanlarda çeşitli amaçlar için cem yapılır(dı). Bunlara yapılış amaçlarına uygun adlar verilirdi ya da verilirmiş.  Bunlar Abdal Musa cemi, Hızır cemi, adak cemleri, görgü cemleri, Aşura cemi ile muhabbet cemleridir.</p>
<p> Her yıl, zamanı gelince mutlaka olan cemler, Abdal Musa cemi ile Hızır cemidir; bunlar her yıl yaklaşık olarak aynı mevsimde yapılırdı. Hızır cemi kışın bitip, karların kalkmasının istendiği sıralarda yapılırdı, bu cemde kurban edilmez mihmanlara çörek börek ikram edilir, birde gavut topu yapılırdı, cemde garba yelinin esmesi için dualar edilirdi; buna gavut cemi de dediğimiz olurdu. &#8220;Garba Yeli&#8221; esince karları eriten bir yeldi. Mevsimi gelince bu yelin eseceği sırada Hıdır Ellez cemi olur gavut yoğrulurdu. Abdal Musa cemi Kış ayına denk gelir.</p>
<p> Bunun dışında görgü olup yola girecek kişiler için görgü cemi yapılır, düşkünler, dargınlar burada görülürdü, buda ihtiyaca göre yapılırdı. Adak kurbanları da böyle ihtiyaca göre adak adayan kişinin isteğine göre yapılırdın. &#8220;İhtiyaç hasıl oldukça&#8221; yapılan birde muhabbet cemleri, muhabbet için yapılan toplantılar vardı. Muhabbet erbabı bir aşığın ya da bir dedenin mihman olarak geldiğinde, onunla konuşmak için köylü toplanıp cem olurdu. Böylesi bir konuk geldiğinde, o konuğun bir konak evi, yani misafir kaldığı bir evi olurdu, o mihman, konuk olduğu o hanede kalırdı ama o konuğu her hane evine davet ederek, bir muhabbet sofrası kurar o mihman vesilesiyle köylüyü toplayarak (Cem olup) birlikte yemek yenir muhabbetler edilirdi. Öyle konuklar olurdu ki geldikleri köyde bir ay, iki ay, bazen daha da fazla o köyde kalır, bu süre içinde de her hanede bir gün muhabbet ceminin olmasına vesile olurdu. Bu muhabbet cemleri de -babamın tabiriyle söylersem &#8211; &#8220;ihtiyaç hâsıl oldukça olurdu.&#8221; </p>
<p> Bugün geriye baktığımda, bu muhabbet cemleri sayesinde Nesiminin &#8220;Gerçek aslımız sorarsan /biz muhabbetten geliriz / Kabdan kaba süzülerek aşk ile hasıl oluruz&#8221; dediği gibi, bu kültürün, yöreden yöreye, kuşaktan kuşağa süzüle süzüle yetkinleşerek bu günlere gelmesi sağlanmış. Bu muhabbet cemleri bize oturmamızı, kalkmamızı, söze nasıl kadir olunup nasıl konuşmamız gerektiğini, bir kişinin gönlünün nasıl alınacağını, yememizi, içmemizi, gelen bir dostu &#8211; mihmanı nasıl ağırlamamız gerektiğini bize gösterirdi; kısacası bunlar farkında olunmadan geleneğin gücüyle yaşamın içinde bizlere öğretilirdi. Burada destursuz yenilip içilmez, destursuz konuşulmazdı, oturmadan kalkmaya her işin bir adabı vardı. Bir ozanımız &#8220;Aşığın derdi çok amma / Sırrın ishar eylemez / Söylemesi terki edep / Çünkü destur olmadan&#8221; dediği gibi, bu cemlerde insana dair &#8211; Aleviliğe dair aklınıza gelebilecek her şey muhabbete konu olur, usulünce üzerinde muhabbetler edilip tartışılırdı. Muhabbette sınır yoktu. Öyle olurdu ki bu muhabbetlerde aşığın söylediği deyişin bir sözü konuşulur, burada murat edilenin ne olduğu hatta bunun şöyle dense daha uygun olmaz mıydı diye o deyiş üzerine iyileştirmeler onarmalar yapılırdı. Bu yüzden deyişlerimiz bu tarihsel yolculuğumuz sırasında her geçen gün olgunlaşarak bu günlere gelmişlerdir. Anadolu&#8217;daki oluşan bu kültürel söylem birliğinin, ortak dilin oluşmasında, ortaklaştığımız  bu duyguların gelişmesinde bu muhabbet cemlerimizin, bu muhabbet cemlerinde bulunan gezici ozanların Dedelerin büyük katkısı olmuştur. Tekkelerde, ocaklarda yetkinleşen muhabbet erbabı Dedeler &#8211; Âşıklar buradan aldıkları ışığı bütün cem-i cümle yaymak için, bu muhabbetin asaletini yeniden bu âleme hakim kılmak için &#8220;baş açık ayak yalın&#8221; diyardan diyara dolaşarak bu kültür elçiliğini, bu kültürün taşınmasını hakkıyla yerine getirmişlerdir. İrşad edilen kişinin işi aldığı o ışığı başka bir cana da yayıp onu da irşad etmesidir. Bunu yapmak için o kişi ruhunun bütün güzelliklerinden yararlanarak onu ortaya koyardı; güzel &#8211; güzel konuşur bunun için sazlardan, semahlardan, ozanların dizelerinden,  bu yolun yolcusu olup bu topluma mal olmuş bu yolla ismi özdeşleşmiş kişilerin sözlerinden yararlanırdı. Örneğin, Emlek bölgesinin Kızılbaş köylerinde muhabbet cemlerinde bulunan bu muhabbet erbabı kişiler dedeler- âşıklar buradan kalkıp Kaz dağlarındaki Kızılbaş köylerine de konuk olur buralardan topladığı bilgiyi, görgüyü dili, edebiyatı oralara da taşırlardı. Alevilerdeki bu ortak duyuşun düşünüşün nedeni budur. Bu yüzden, Nesimi o dizelerinde dile getirdiği hakikatten dolayı yerden göğe kadar haklıdır.  Bizim gerçek aslımızı sorup merak edenler olursa, işte bu muhabbetlere baksınlar; her şey burada gizli. </p>
<p> Muharrem yası matemi her yıl değişik zamanlarda olurdu ama mutlaka yapılırdı. Bu ayda yapılan muhabbetlerin ağırlıklı konusu Muharrem ÂŞÛRÂ olayıydı. Şehirlerde demokratik Alevi hareketini oluşturan dernekler süreci başladığından buyana bu muharrem sohbetlerini derneklerimizde ya da derneklerimizin düzenlediği ev ortamlarımızda yapıyoruz. Bu muhabbetlerimizde, insanlığa ait, bizlere ait her şey gündeme gelip üzerine muhabbet edilse de ağırlıklı gündem konumuz Âsûra oluyor. Burada maksat Hüseyin&#8217;i anlamak, bunun için empati (duygudaşlık) yaparak onu hissetmektir. Bunun için O&#8217;nun gibi aç susuz kalınır. Bu asla Ramazan orucuyla karıştırılmamalıdır. Bu klasik bir oruç değildir, Nesimi&#8217;nin &#8220;biz bir oruç tutarız ramazana benzemez&#8221; dediği gibi bu ona hiç mi hiç benzemez. Burada önemli olan Hüseyini hissetmek, O&#8217;nun gibi aç susuz kalıp onun gibi haksızın, arsızın karşısında eğilmemeyi bükülmemeyi haksıza boyun eğmemeyi öğrenmektir. Hüseyni direnişin özü budur.  Kızılbaş, Hüseyin gibi tek başına olup darda kaldığı zaman Hüseyni düşünür, aklına Pir Sultan gelir. O güçsüzde olsa, esirde düşse, ipe de çekilse doğru yolundan sapmaz, haksızın karşısında eğilmez, bükülmez onuruyla yaşamak için gerekirse canını yoluna koyar; Hüsyinden Pir Sultana, Pir Sultandan Nesimiye, Nesimiden Seyit Rıza&#8217;ya, Seyit Rızadan Hüseyin İnana, ondan ona ondan buna onlardan da günümüzün Kızılbaşlarına uzanan onurlu çizginin özü budur. Bu yüzden Pir Sultan &#8220;Şimdi bizim aramıza / Yola boyun veren gelsin / Sevdasıyla dalgasıyla hakikati bilen gelsin / Kişi halden anlayınca Hakikati dinleyince / Üstüne yol uğrayınca ayrılmayıp duran gelsin / Pir Sultanım Çelebiye  / Eyvallahım var Veliye / Yoldaşına yol diliyle / Yolun sırrın soran gelsin&#8221; diyor. Bu muhabbet cemlerinde işlenilen öz budur.</p>
<p> Muharrem ayı boyunca, ele bıçak alınmaz, bir canlının canı incitilmez, su içilmez. O ayda köylünün bir malı hastalansa onu kesmez ölürse mundar ölür, ağaç bile budanmaz. </p>
<p> Aşura Muharrem ayının onuncu günü demek, Aşur Arap dilinde on, onuncu demek; bu deyim, bu söyleniş buradan geliyor. Bizim 12 Eylül, 12 Mart dediğimiz gibi, o gün onlarda yaşanılan bu olayı anmak için bu adı verilmişler, kısaca Âşûrâ ONUNCU GÜN demişler. Peki, ne olmuş bu Muharremin onuncu gününde, şu olmuş: aynı zamanda Sünnilerin Halifesi de olan, bu göreve yani Emevi Tahtına babası Muaviye&#8217;den sonra gecen Halife Yezit (Yani 6. Halife) iktidarının önünde bir engel olarak gördüğü Hz. Muhammed&#8217;in torunu, İmam Ali ile Fatima&#8217;nın oğlu İmam Hüseynin kellesini Kerbela&#8217;da kestirmiş. Hüseynin kellesini bir sancağa takarak Kerbela&#8217;dan Başkentleri olan Şam&#8217; görüp Şam sokaklarında Hüseynin kellesiyle top oynar gibi oynayıp eğlenmişler.  Bu ziynetin sonunda Hüseynin kesik başı Halife Yezidin sarayına getirilip bir tepsi içinde Halifelik makamında oturan Yezid&#8217;e sunulmuş.  Orada &#8220;Elerindeki değnekle Hüseynin dişerine vurduklarını, sonrada Halife&#8217;nin  şu şiiri söylediği&#8221; bilinir: &#8220;Keşke Bedirde bulunan büyüklerim sağ olsalardı da bu hâli görselerdi ve sonrada bana, sevinerek, elin vâr olsun diye seslenselerdi. Toplumun ulularını öldürdük, toplumun öcünü aldık; Hâşimoğulları saltanatla oynadılar; yoksa ne gelen bir haber var, ne inen bir vahiy. Bende anamın oğlu olmayayım Ahmed oğullarından yaptıkları işlerin öcünü almazsam.&#8221;    Halife Yezidin önderliğindeki Emeviler bunu bir zafer olarak görüp, o günü bayram günü diye ilan ederek bu günü her yıl bayram diye kutlamışlar. İşte bu vahşetin yaşandığı gün, Muharrem ayının onuncu günüymüş; on muharrem yani âşûrâ tabiri oradan kalmış; bu olayın yaşandığı tarihi zaman dilimi ise İsa&#8217;nın doğumundan 680 yıl, Muhammed&#8217;in Mekke&#8217;den Medine göçtüğünden 61 yıl sonra yaşanmış. Bu tarihi, bugünkü kullandığımız güneş yılı ile anlamak ya da öyle kavramak istersek bu vahşet İsa&#8217;nın Doğumundan sonra 680 yıl sonra 18 Ekim&#8217;de yaşanmış. Araplar ay takvimi kullanırlar, Kameri denilen bu ay takviminde bir yıl 354 gün olduğundan dolayı bu ay her yıl 11 gün önce gelir; yani Hicri de denilen Kameri ay takvimine göre hesaplanan Âşûrâ &#8211; On Muharrem günü bu yüzden her yılın değişik zaman dilimlerinde gelmektedir. </p>
<p> Bir ara, Hüseynin anılmasını, her yıl onun tam olarak şehit edildiği 18 Ekimde yapalım diye önerilmişti; ama bu öneri sonraları gündemden düştü, niye gündemden düştü onu bilmiyorum. Sanırım gelenekleşmiş anlayıştan kopulamadı.   </p>
<p> Bu önemli olayı bu olaydan sonra Emevi devletinin resmi güçleri ile buna karşı olanlarca kendi çıkarlarına, kendi duyuş kendi düşünüş şekillerine göre, yani onların kendi anlayışlarına, kendi kavrayışlarına uygun olarak anılmış. Bu iki kutbun bu olaya nasıl görüp bunu nasıl andığına kısaca bakalım.</p>
<p> Bu olay, Emevi Hükümdarı olan 6. Halife Yezit  ile onun taraftarları tarafından hayırlı bir olay olarak anılıp,  Âşûrâ günü bayram günü olarak ilan edilmiş. Çünkü bu olayla Yezit&#8217;in Emevi imparatorluğunu kurmasının önünde hiçbir engel kalmamış, Yezidin dolayısıyla da Emevi iktidarının önü açılmıştı. Emevi devleti resmi olarak 661 yılında kurulmuş 750 yılında yıkılmıştır ama etkileri onun mantığı daha uzun bir süre bilinçlerde yer etmiştir. Yaklaşık olarak bir asır süren Emevi iktidarı boyunca topluma empoze edilen bu zihniyetin etkileri insanlık tarihinin bilincinde derin izler bırakmıştır, kolay kolayda silinememektedir.  Çünkü bu süre İnsanlığın bilinci açısından çok uzun bir süredir bu yüzden insanlığın bilincinde söküp atmak kolay değildir. Bunların koyduğu kurallar, yaptıkları propagandalarının etkileri günümüzde de hala sürmektedir. Bu etkiyi birçok yerde görmek mümkündür.</p>
<p> Emeviler iktidarları boyunca bayram günü olarak kutladıkları Âşûrâ gününün, dünyadaki hayırlara vesile olan en önemli gün olduğunun propagandasını yapmışlardır. Emevi Propagandasına göre, bu Âşûrâ günü öyle  hayırlı öyle kutsal bir gündür ki, bu gün gözlerine sürme çekerlerin gözleri bir daha ağrı görmeyecektir, o gün evine, eşine dostuna coluğuna çocuğuna bir şeyler alanın evine darlık girmeyecektir, çünkü bugün yapılan her iş hayırlı her iş kutsal olduğu için Yüce Allah&#8217;ın bu zaferi, (Hüseyini Kerbela&#8217;da yenilmesini) Yazit&#8217;in ordularına bugün nasip ettiğini söyleye gelmişlerdir. Emevi devletinin taraftarlarına göre on Muharrem (yani Âşûrâ) öyle bir kutsal gündür ki bu güne kadarki bütün iyiliklere vesile olan gelişmeler, insanlığa faydalı olan bütün kutsal günler, örneğin bütün peygamberlerin doğum günleri bu güne denk gelmiştir; insanlığa faydalı olan her şey bu gün başlamıştır. Bu yüzden Yüce Allah bu zaferi Yezit&#8217;ın ordularına kutsal Âşûrâ günü nasip etmiştir; çünkü bu gün hayırlara vesile olmuş hayırlı bir gündür. Emevi propagandistleri bir asır&#8217;a yakın iktidarları boyunca 10 Muharremde (Âşûra gününde) olan hayırlı günleri şöyle anlatırlarmış:   <br /> &#8220;KUTSAL KİTAPLARDA VE TARİHTE 10 MUHARREM:<br /> Arapça&#8217;da 10 &quot;Aşr&quot; demektir, Aşura&#8217;da 10 Muharremdir. Kutsal kabul edilen kitaplarda, Mısır, Sümer ve Hitit tabletlerinde tarihin önemli olaylarına yapılan atıflar hep muharrem ayına<br /> özellikle de 10 Muharrem&#8217;e verilen önemi, kutsallığı anlatır. Bu günde şunlar olmuştur:<br /> 1- Adem&#8217;in Havva ile buluştuğu gün.<br /> 2- Nuh&#8217;un tufandan kurtulduğu ve gemisinde kalan yiyeceklerden&quot;AŞURA&quot; pişirdiği gün.<br /> 3- Hz.İbrahim&#8217;in Nemrud&#8217;un attığı ateşten kurtulduğu gün.<br /> 4- İshak veya İsmail Peygamberin kurban olmaktan kurtulduğu gün.<br /> 5- Yakup&#8217;un oğlu Yusuf&#8217;a kavuştuğ ve gözlerinin tekrar görmeye başladığı gün.<br /> 6- Eyyüb&#8217;ün ağır dertlerinden kurtulduğu gün.<br /> 7- Yunus&#8217;un balığın karnından kurtulduğu gün.<br /> 8- Musa&#8217;nın Firavun&#8217;un gazabından kaçarken Kızıldeniz&#8217;in yarılıp kendisine yol verdiği gün.<br /> 9- İsa&#8217;nın semaya (Göğe) çekildiği kabul edilen gün.<br /> 10- Hz. Muhammed&#8217;in Mekkelilerin zulmünden kurtulmak için Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye Hicret ettiği (göçtüğü) gün.<br /> Saydığımız bütün bu önemli olaylar Muharrem ayı içerisinde, özellikle 10 Muharrem &quot;AŞURA&quot; günü meydana geldiği, eski kadim toplumların kitabelerinde, tabletlerinde ve  kutsal kabul edilen kitaplarda (Zebur,Tevrat, İncil ve Kur&#8217;an) geçmektedir. <br /> Rivayete göre Hz. Muhammed Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye 10 Muharrem günü Hicret etmişti. Medine&#8217;ye vardığında Yahudi&#8217;lerin &quot;AŞURA&quot; orucu tuttuğunu görünce nedenini sordu. Yahudiler Tanrı&#8217;nın bu günde Hz.Musa&#8217;yı ve &quot;Ben&#8217;i İsrail&#8217;i&quot; Firavun&#8217;un zulmünden koruduğu gündür. Hz. Musa şükür için oruç tutardı, bizde tutarız dediler. Bunun üzerine Hz. Muhammed &quot; Biz Musa&#8217;ya sizlerden daha yakınız diyerek O&#8217;da oruç tuttu, ashabına da tutturdu ve &quot;AŞURA&quot; pişirip dağıttı. (Sahih-i Buhari Hadis no:945.DİB yayınları)&#8221;.</p>
<p> Bu alıntıyı, 10 Muharremi (yani Âşûrâ gününü) anlatan Alevi bir dostumuzun yazısından aldım. Ama ne acıdır ki bazı alevi arkadaşlar gibi oda bu Emevi propagandasının doğruluğuna inanmış.  Hem bu dostumuz rencide olmasın hem de boşu boşuna bir tartışma yaratmayım diye bu dostumuzun adını anmıyorum. Ama bilinmeli ki bu kuyruklu yalanların kaynağı Buhari. Tarihin hiçbir döneminde yalan söyleyenden vergi alınmadığı gibi Buhari&#8217;de bu hizmetlerinden dolayı ödüllendirilmiş. Tarihi sorgulamadan olduğu gibi kabul edersek bu tür kazalar ne yazık ki hep başımıza gelecek. Anılan kitapların sonundaki fihristlere bakarsanız Âşûrâ sözcüğünün ne Kur&#8217;an ne Tevrat&#8217;ta nede Zebur&#8217;da geçmediğini göreceksiniz. Buhari&#8217;nin söylediklerinin gerçekle bir akrabalığı olsaydı bu söz en azında Kur&#8217;an&#8217;da bir kez bari anılırdı buralarda âşûrâ diye bir sözcük geçmiyor, merak eden bu kitapların sonundaki indekslere baksın.</p>
<p> Bu Emevi anlayışının bir etkisi olarak bugün hala ÂŞÛRÂ denilince aklına tatlı çorbayı getiren var. Geçtiğimiz yıllardan birinde Türk Hava Yollarının çıkardığı dergide AŞURA başlığı altında sadece Aşura aşı tanıtılıyordu. O zamanlar bunu ibreti alem için eşe dosta göstermiştik. İşte bu, bu Emevi anlayışının bir kalıntısıdır. </p>
<p> Bu Emevi propagandasının yalan olduğunu ben her yıl lisanî münasiple anlatırım; bunun içinde aşağıda aktaracağım Abdülbâki Gölpınarlının yazısını internette yayınlarım, eşe dosta gönderirim. Geçen yıl âşûre güne denk gelen, SÜREK DERGİSİ&#8217;nin o ayki sayısında da bu yayınlandı ama ne acıdır ki bunu en yakınımızda olan dostlarımıza bile anlatamamışız. Hala bu kuyruklu yalanları, adi propagandayı bize yapıyorlar. </p>
<p> Bakın, bu konularda derin bilgisi olduğuna inandığım A. Gölpınarlı şöyle diyor:</p>
<p> &#8220;Âşûrâ, Arapça onuncu gün anlamına gelir; (Arap takvimine göre düzenlenen), Hicri yılının ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu gününe bu ad verilir. Hicretin 61. yılı Muharremin onuncu günü     ( Miladi:18 Ekim 680), İmam Hüseyin, Muâviye&#8217;nin oğlu Yezîd&#8217;in emriyle Kerbelâ&#8217;da Kufe ve Şam ehlinin büyük bir ordusu tarafından, kendisine uyanlarla (yanında bulunan 72 kişiyle) beraber şehîd edilmiştir. Bunu unutmayan, her yıl, bu yası tazeleyerek Ümeyye oğullarına düşmanlığı güçlendiren Ehlibeyt  taraftarlarına karşı, o günü bir bayram günü -olarak- tanıtma gayretine düşen karşı taraf da, Âdem Peygamber&#8217;in o gün yaratıldığına, yerlerin, göklerin, Cebrâil&#8217;in, meleklerin o gün halk edildiğine, Nuh Peygamber&#8217;in o gün tufandan kurtulduğuna, Yusuf&#8217;un o gün zindandan çıktığına, Yakub&#8217;un gözlerinin &#8211;o gün- açıldığına, Yunus&#8217;un balık karnından &#8211;o gün- halâs olduğuna, bütün peygamberlerin, dertlerden, belâlardan o gün halâs olduğuna, o gün sürme çekenin göz ağrısı görmeyeceğine, ehline &#8211; ayâline bir şeyler, evine yiyecek &#8211; içecek alanın, darlık çekmeyeceğine&#8230; hâsılı o günün bir bayram günü olduğuna, hattâ Hazreti Peygamber&#8217;in o gün doğduğuna dair hadisler uydurmuşlar, o günü bir bayram günü gibi kutlamışlardır ( Süyûti: El Leâl&#8217;il- Masnûa Fi&#8217;l- Ahâdis&#8217;il Mevzûa: Kahire 1317.c. s.61-64). Aliyy&#8217;ul &#8211; Kaari de bu yalan hadislerin bir kısmını &#8220; Mevzûâtu Kebir&#8221; inde nakleder ve bunların, İmâm Hüseyin&#8217;in katilleri tarafından uydurulduğunu da bildirir. &#8230;<br />     Bütün bunlara rağmen gene de Ehlisünnet arasında, o gün Nuh Peygamberin gemisinin karaya oturduğu, gemide kalan hubûbâtı karıştırarak bir &#8220;Selamet Çorbası&#8221; yaptığı inancı yayılmış, aşure yapmak, eşe dosta dağıtmak, bir adet olup kalmıştır.&#8221; Abdülbâki Gölpınarlı. &#8220;Tasavvuf&#8217;tan dilimize geçen Deyimler ve Atasözleri&#8221;. Sayfa 33-34   </p>
<p> Emevi iktidarına karşı olanlar -her hangi bir nedenle olursa olsun ona karşı olanlar-, Hüseyni sevenler, Şiiler, Kızılbaşlar &#8211; Aleviler Muharrem ayını hep yas ayı, Hüseynin matem ayı olarak anıp bu vahşetinden dolayı hem Yezit&#8217;i hem de Emevi iktidarına lanetleyip kınamışlardır. Önceleri bu anmalar Kerbela&#8217;da yapılır, bunun için oraya gidilirmiş, Hüseynin torunu İmam Bakır &#8220;Her gün Âşûrâ, her yer Kerbala&#8221; diyerek bu anmanın her gün her yerde yapılması gerektiğini söyleyerek önemli bir çığır açmıştır.</p>
<p> Kızıl başların bu konuya nasıl baktığına gelince: Kızılbaşlar hayır ile şerrin Hak&#8217;tan geldiğine inanmazlar. Bu tartışma, adı dillere destan HÜSNİYE adlı kitabın &#8220;Hayır ve Şer Hakkında Tartışma&#8221; adlı bölümünde uzun uzadıya yapılır. Uzunca tartışılan bu bölümün bir yerinde Hüsniye, şöyle diyor: &#8220;Peygambere kadere inananların kimler olduğunu sorduklarında, ondan şu cevabı aldılar: &#8220;Hem kötülük yapıp hem de bu fillerinin sorumlusu olarak Allah&#8217;ı gösterenlerdir. Allah, yapacağımız kötülükleri ezelden yazmış, çizmiş diyenlerdir.&#8221; Hüsniye kitabı Harun Reşid&#8217;in Sarayında Sünni ulama ile Hüsniye&#8217;nin yapmış olduğu tartışmayı nakleden bir kitaptır. Bu tartışmada şöyle diyor Hüsniye, &#8220;Allah kâfiri kâfir, küfrü küfür olarak yaratmış olsa, kâfirin iman getirmeye gücü ve imkânı olmaz. Buna rağmen, kendisinin yaratıp taktir ettiği küfr için kâfire işkence eder ve azap çektirirse, bu açık bir zulüm olur. &#8230; Bir çocuğun elini bağlayıp suya attıktan sonra, çıkarıp, niçin elbiseni ıslattın diye dövmek zulüm ve gaddarlık değil de nedir? &#8230; Allah küfrü kâfirde, zulmü zalimde ve kötülüğü kötüde yaratmış olsaydı, insanları peygamberler aracılığıyla doğru yola davet etmek saçma bir davranış olmaz mıydı? &#8230; Eğer Allah kâfirin küfrünü kâfirde yaratmış olsaydı, kâfirler bu davranışlarıyla Allah&#8217;a kayıtsız şartsız itaat etmiş olurlardı. Çünkü madem onların öyle olmasını Allah istemiştir, küfürleri Alah&#8217;ın emrini yerine getirmekten başka bir şey değildir.&#8221; Lütfi Kaleli bu konuda &#8220;Şah Hatayi ve Pir Sultan&#8221; adılı kitabında: &#8220;İnsanları iyiliğin ve kötülüğün Tanrıdan geldiğine inandırmak kötülük yapanları korumak demektir&#8221; diyor. Sayfa: 112.<br /> Hamdüllah Çelebi&#8217;ye, yargılanması sırasında, Kadılar bu konuyu da soruyorlar, o mahkemedeki bu tartışmanın o bölümünü olduğu gibi buraya alıyorum:<br /> Kadı: &#8220;Şeyh Efendi, hem Allah&#8217;a inanıyoruz diyorsun, hem hayr-ı şerik-i min Allah-ı teâlaya inanmıyorsunuz. Hayrın, şerrin Allah&#8217;tan geldiğine niçin inanmıyorsun? Bu sapıklık değil mi? Bu küfür değil mi?&#8221;</p>
<p> Hamdüllah Çelebi&#8217;nin cevabı: &#8220;Efendi Kadı Hazretleri, Allah hayır yaratır, çünkü bizim yaradılışımız fitrat-ı ilahi hayırdır. Görmemiz, duymamız, söylememiz, yememiz, içmemiz, gözümüz, kulağımız, hayırdır. Elimiz, ayağımız hayır için yaratılmıştır. Kişi bunlarla yaptığı kötülükten mesuldür. Allah&#8217;ın adı ve sıfatları içinde acıyan, bağışlayan, esirgeyen, seven, af eden, nimet veren adları olduğu halde şer veren şeyler, kötü, kötülük, şer adı yoktur.</p>
<p> Kötü olayın faili fiildir. Suçlu o fiili işleyendir. Mücrim mahkemeye geldiğinde kadı cezayı mücrime verir. Allah&#8217;tan geldi şeytandan geldi diye başka fail aramaz.</p>
<p> Niğde&#8217;den Gelen Müftü: &#8220;Şeyh Efendi, Allah&#8217;tan kork, Peygamberden utan! Her şeyi yaratan Allah&#8217;ın kuvvet ve kudretine küfrü kafirlik yapıyorsun. Hayrı şerri, kazayı kaderi yaratan Allah&#8217;tır. Küllü şeyin halikin ayetine inkârın var senin.&#8221;<br /> Hamdüllah Çelebi&#8217;nin cevabı: &#8220; Efendi Müftü Hazretleri, insan hayra da şerre de bizzat kendisi vesiledir. Hayrı da kendi yaratır. Şerri de kendi yaratır.</p>
<p> Hayrı yaratıp hayırlı hayır iş yapana Allah ecri lütüf verir, hayırdan faydalanan kullardan dua alır. Mükâfat, devlet maaşı, taltif alır. Şerri yaratan şer iş yapar. Şerri işleyen Allah&#8217;tan günah cezası alır. Kullardan beddua ve hapis cezası alır.</p>
<p> Kişi kazayı da kendi yaratır. Mesul kendisi tutulur. Biz Müslümanlar  kadere inanmayız. Eskiden beri kaderci değiliz. Bize böyle yerleşmiş böyle devam eder.<br /> Biz Müslümanlar her işimizde Allah adını anarak, Allah adına hayır işleri yaparız. Şer iş ise Allah adına Allah namı hesabına yapılmaz. Bu da böyle biline.&#8221;     </p>
<p> Eğer hayır ile şer Allah&#8217;tan gelseydi, Hüseynin büyüklüğünün de sebebi Allah olacaktı, Kerbela&#8217;daki vahşeti yaşatan Yezidin vahşetinin sorumlusu da yine Allah olacaktı. Burada hiç biride ne kahraman nede suçlu diye nitelenemeyecekti. Çünkü bu bir tiyatro sahnesinden farksız olacaktı; bir tiyatroda sahnede oyun oynayanlar değil o oyunda o eserin yazarı &#8211; senaristi sorumludur. Her oyunda, rol alan herkes senaryodaki kendilerine verilen role göre rollerinin gereğini yaparlar, bunda bir sorumlulukları olmaz; bu rollerinden dolayı suçlanamazlar.</p>
<p> İşte bu tartışmalara bir şiirle yanıt veren Feyzullah Çınar şöyle diyor: <br /> &#8220;Allah bana haber verse / Yezid&#8217;de suç yoktur dese / Ben böyle istedim dese / Ona lahnet ona lahnet.&#8221; Feyzullah Çınar&#8217;ın Arşiv kaseti Kalan yayınları. </p>
<p> Âşûrâ bir yazgı değil tarihi süreçlerin sonucu yaşanılan bir dram bir vahşetin yıl dönümüdür. Aleviler bu olayın yasını tutup bunu anarak hem bilinçlerini tazelerler, hem uğradıkları travmaya karşı ruhlarını rahatlatırlar hem de bu vesileyle insanlığın böyle bir şeyi bir daha yaşamaması için çalışırlar. Konu birçok açıdan değerlendirilebilinir ama biz bu günlük konun bu yanını aydınlatmakla yetineceğiz. Çünkü hem bu yazının yayınlanacağı derginin sayfalarındaki yerimiz bu kadar hem de okurumuz şimdilik uzun uzadıya yayılmış yazıları okumaya alışkın değil. Sözü köyümüzden derlediğim iki nefesle bağlıyorum.<br /> Aşk ola.</p>
<p> Bugün mahi muharrem yası matem Ali evlattır<br /> Hüseynin matemidir ağlayacak vakti sahattir<br /> Tutar matemini bizle şahidanı diri etmez<br /> Hüseynin matemini tutmak mühip bana ibadettir</p>
<p> Derildi kerbelaya ehli Küffe askeri Şamlar<br /> Hüseyin Ali eshabın şehit eylediler cümle<br /> Suzuz koydu nihayette o şaha kıldılar hamle<br /> Nazar kıl ya Muhammet gör bu ümmetler ne ümmettir</p>
<p> Şimil melun çekip hançer hüseynin başını kesti<br /> O mundar payını (ayağını) şahın mübarek başına bastı<br /> Hicap eylemedi haktan o nazik başını kesti<br /> Nasıl kıydı behey zalim bu evladı Muhammettir</p>
<p> Hüseynin başını alıp ehli beytin yanına vardı<br /> Bakıp çün hazreti Zeynep Hüseynin başını gördü<br /> Dizinin üstüne alıp yüzünü yüzüne sürdü<br /> Dediki vvaaahh ciğer köşem bu haletler ne halettir</p>
<p> Ümmül Gülsüm kapanıp yerlere hem bağrı tutuştu<br /> Gelip feryada Şehriban gözünden kanlı yaş saçtı<br /> Anı görüp ehli beytin içine bir velvele düştü<br /> Nazar kıl ya Muhammet gör bu ümmetler ne ümmettir</p>
<p> Figan etti İmam Zeynel yetim kaldım dedi yarap<br /> Anı gördü hemen katletmeye vardı o Şimil kelp<br /> İmamın üstüne düştü o demde hazreti Zeynep<br /> Dedi zalim gel insaf et elin çek gayri mürvettir</p>
<p> Egahi eyle efkarı Hüseynin derdine ağla<br /> Gece gündüz hemen durma yana yana yana ağla<br /> Tefekkür eyle ol şaha uyu ağla uyan ağla<br /> Çihanda dert çok amma Hüseynin derdi kat katır.</p>
<p>     Not Aşık bunu cemde söylerken her kıtanın sonuna nakarat gibi kendinden şu dizeleri eklemiş:<br /> Ya niçin ağlamayım inlemeyim ah<br /> Ya niçin ben bağrımı dövmeyeyim vah bana vah </p>
<p> Kaynak: Aşık Hasan Aydın</p>
<p> Kufeliler mektup saldı ya Hüseyin gel deyi<br /> Cettine ikrar vermişiz bunu böyle bil deyi<br /> Bütün biyata hazırız bize imam ol deyi<br /> Gel diyerek getirdiniz ben garibim kıymayın</p>
<p> Atların ayağı altında şehitlerin her biri<br /> Göğdeki melekler ağlaşır zari zai<br /> Pare pare eylediniz oğlum Ali Ekberi<br /> Hemdikestim hem yetimim hem garibim kıymayın</p>
<p> Şehribanı Zülcanah ile durmayıp avdet eyle<br /> Revzayı Resulullahta dedeme selam söyle<br /> Hangi peygamber ümmeti cefalar kıldı böyle<br /> Ben Muhammedin torunu Şah Hüseynim kıymayın</p>
<p> Dedem Muhammet Mustafa anam Fatime bilin<br /> Atam Aliyel Murtaza doğru Iraka gelin<br /> Susuzluktan bitap oldum bana merhamet kılın<br /> Ben Muhammedin Torunu Şah Hüseynim kıymayın</p>
<p> Söylen nazlı Sakinemi ne haldedir göreyim<br /> Belalı bacım Zeynebin ahvalini sorayım <br /> Son olarak şu meydana yek başıma gireyim<br /> Ehli eyalim perişan ben garibim kıymayın</p>
<p> AŞİK HÜSEYİN dergahına yüz sürüp durdu egah<br /> Nası ağlamasın gözüm çünkü şehit oldu şah<br /> Bu sözümde hilafım yok ancak şahidim Allah<br /> Ben Muhammedin torunu şah Hüseynim kıymayın</p>
<p> Bu nefesi anam Kaymaklı Navruz Aydın&#8217;dan yazdım.</p>
<p> 28 Kasım 2009.  <br /> Rıza Aydın. <br /> irizaaydin@hotmail.com</p>
<p> </span> </p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.kizildelisultan.com/10-muharem-asura-tarihteki-anlami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>KURBAN</title>
		<link>https://www.kizildelisultan.com/kurban/</link>
				<comments>https://www.kizildelisultan.com/kurban/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 01 Mar 2008 13:08:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Administrator]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[KURBAN BAYRAMI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.kizildelisultan.com/wp/kurban/</guid>
				<description><![CDATA[*KURBAN&#160; GELENEKLERİMİZ. Refik Engin &#8220; Her &#252;mmete bir&#160; kurban&#160; kesecek&#160; yer yaptık ki Ulu &#199;alab&#8217;ın&#160; azık&#160; diye&#160; size&#160; verdiği&#160; d&#246;rt&#160; ayaklı davarlar orada tığlansınlar,sizin&#160; tapacağınız&#160; tek Tanrı&#8217;dır.Hepiniz&#160; ona&#160; teslim&#160; olun, ona boyun&#160; veriniz,muştala &#246;z y&#252;rekli al&#231;ak&#160; g&#246;n&#252;ll&#252;leri. Hacc Suresi ayet.34.Bedri Noyan (DEDEBABA) T&#252;rk&#231;e Nanzum&#160; Kuran. T&#220;RKLERİN İslamiyetten evvelde Kurban gelenekleri vardır.Bu g&#252;n yapılanların tamamı&#160; bu ...]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>*KURBAN&nbsp; GELENEKLERİMİZ.<br /> Refik Engin</p>
<p> &ldquo; Her &uuml;mmete bir&nbsp; kurban&nbsp; kesecek&nbsp; yer yaptık ki Ulu &Ccedil;alab&rsquo;ın&nbsp; azık&nbsp; diye&nbsp; size&nbsp; verdiği&nbsp; d&ouml;rt&nbsp; ayaklı davarlar orada tığlansınlar,sizin&nbsp; tapacağınız&nbsp; tek Tanrı&rsquo;dır.Hepiniz&nbsp; ona&nbsp; teslim&nbsp; olun, ona boyun&nbsp; veriniz,muştala &ouml;z y&uuml;rekli al&ccedil;ak&nbsp; g&ouml;n&uuml;ll&uuml;leri. <br /> Hacc Suresi ayet.34.Bedri Noyan (DEDEBABA) T&uuml;rk&ccedil;e Nanzum&nbsp; Kuran.<br /> T&Uuml;RKLERİN İslamiyetten evvelde Kurban gelenekleri vardır.Bu g&uuml;n yapılanların tamamı&nbsp; bu kurbanlardır.Sadece adları&nbsp; ve bazı uygulamaları değişmiştir.<br /> &ldquo; T&uuml;rkler m&uuml;sl&uuml;manlığı kabul ettikten sonra , kurban &acirc;detlerinde de değişmeler olmuştur.Buna ramen eski itikatların izleri&nbsp; tamamen silinmemiştir.Hele, kızılbaş T&uuml;rkmenlerde&nbsp; ve kısmen Bektaşilerde bu hatıralar daha canlı kalmıştır.&rdquo; ( 1 )</p>
<p> Kurban&nbsp; konusu bir&nbsp; uluslarda ve&nbsp; dinlerde&nbsp; vardır.&Ouml;nceki dinlerde&nbsp; kurbanı&nbsp; ilahlarların&nbsp; kızgınlığını&nbsp; yatıştırmak işlenmiş&nbsp; su&ccedil;ların&nbsp; y&uuml;k&uuml;nden&nbsp; kurtulmak&nbsp; nedenleriyle tığlarlardı. İslamda&nbsp; ise&nbsp; kurban&nbsp; tığlamak&nbsp; işin&nbsp; dış&nbsp; y&uuml;z&uuml;d&uuml;r.Aslında o insanın&nbsp; ger&ccedil;ek&nbsp; bildiği&nbsp; yolda&nbsp; b&uuml;t&uuml;n&nbsp; yarar&nbsp; ve&nbsp; isteklerini malını&nbsp; canını&nbsp; feda ya&nbsp; hazır&nbsp; olduğunu anlatır.<br /> Bektaşilerdede&nbsp; diğer&nbsp; mistik&nbsp; kuruluşlardada nasip&nbsp; almak yola&nbsp; girmek&nbsp; kurban&nbsp; tığlamakla&nbsp; başlar ve burada&nbsp; asıl kurban&nbsp; yola&nbsp; giren&nbsp; kişidir.Bu&nbsp; nedenle&nbsp; filan g&uuml;n&nbsp; kurban olduk&nbsp; denir.Esas&nbsp; bir&nbsp; ama&ccedil;&nbsp; inan&ccedil;la&nbsp; bağlanıp teslim olmak&nbsp; ve&nbsp; her şeyi&nbsp; bu&nbsp; yolda&nbsp; kılmaktır. Ayetin&nbsp; devamında da&nbsp; Tek&nbsp; Tanrı ya&nbsp; bağlanmak&nbsp; (Vahdaniyyet) konusu&nbsp; vardır ki&nbsp; ama&ccedil;&nbsp; budur.Tek Tanrı ya bağlanmak sonunda Hak&nbsp; ile Hakk&nbsp; olmak Mir&rsquo;aca&nbsp; erip&nbsp; Hak Cemaline kavuşmaktır.<br /> Yine Bektaşilikte&nbsp; ikrar&nbsp; verme t&ouml;reninde Hakk&rsquo;ın ardası sayılan&nbsp; M&uuml;rşit katında&nbsp; varışa&nbsp; Mira&ccedil; g&ouml;rmek denilişi bu nedenlerdir. Bedri Noyan (DEDEBABA) Manzum&nbsp; Kur&rsquo;an daki&nbsp; a&ccedil;ıklamalarından&nbsp; alınmıştır.Syf.337<br /> Kurbanın&nbsp; geleneklerimiz&nbsp; i&ccedil;inde&nbsp; yeri&nbsp; ve&nbsp; &ouml;nemi b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Kurbanlar&nbsp; ulu&nbsp; orta bir&nbsp; yerde&nbsp; kesilmez.Kesilecek kurbanın&nbsp; kanı&nbsp; kesimden&nbsp; evvel&nbsp; a&ccedil;ılan&nbsp; bir&nbsp; &ccedil;ukura&nbsp; akıtılır. Sonra&nbsp; g&uuml;zelce&nbsp; kapatılır.Kurban&nbsp; kesilecek&nbsp; yer&nbsp; gezinti yerlerin<br /> den uzak bir&nbsp; k&ouml;şede&nbsp; kesilir.Kesimden&nbsp; evvel anneye g&ouml;re&nbsp; kurbanlar tekbirlenir.Tekbirleme&nbsp; işlemi&nbsp; yapılacağı&nbsp; zaman&nbsp; hane sahibi bir&nbsp; ka&ccedil;&nbsp; sofra&nbsp; olacak&nbsp; şekilde&nbsp; yakınlarını&nbsp; &ccedil;ağırır.<br /> Bu bazen&nbsp; kurbanın&nbsp; durumuna&nbsp; g&ouml;re&nbsp; t&uuml;m&nbsp; k&ouml;y&nbsp; erkeklerinin&nbsp; gelmesi&nbsp; ile de&nbsp; olabiliyor.Tekbirlemeye&nbsp; erkekler&nbsp; katılmaktadır. M&uuml;rşit veya&nbsp; bir&nbsp; Derviş&nbsp; tarafından &ccedil;erağ&nbsp; uyandırılır. Ananemize&nbsp; g&ouml;re&nbsp; kesilecek&nbsp; kurban&nbsp; tekbirlemeden&nbsp; evvel&nbsp; tuz&nbsp; yalatılıp&nbsp; su&nbsp; tutulur.Ancak&nbsp; bundan&nbsp; sonra&nbsp; tekbirleme&nbsp; yapılır.Tekbirleme işlemini&nbsp; M&uuml;rşit&nbsp; veya&nbsp; Dervişin g&ouml;revlendireceği&nbsp; her&nbsp; hangi bir kişi yapabilir.Tekbirleme&nbsp; işlemine &ouml;nce&nbsp; sağ&nbsp; ayağından&nbsp; başlanır.&Ouml;nce&nbsp; eller ıslatılıp&nbsp; hayvanın y&uuml;z&uuml;&nbsp; ve kulak&nbsp; boynuz&nbsp; yanları&nbsp; ellinin&nbsp; tersi&nbsp; ile&nbsp; mest&nbsp; edilir.<br /> Getirilen kaptaki su ile el ıslatılarak topuktan aşağıya&nbsp; sıvazlıyarak yapılır.aynı şekilde sol ayak ta yapılır.Diğer&nbsp; ayaklara da aynı şekilde uygulanır.Hi&ccedil; bir&nbsp; zaman abdest aldırmada el aşağıdan yukarıya değil yukardan aşağıya yapılır.<br /> Ayaklardan sırta ge&ccedil;ilir.Sırtıda&nbsp; &uuml;&ccedil;&nbsp; defa sıvazlanır.Abdest&nbsp; aldırmada her uygulama&nbsp; &uuml;&ccedil;&nbsp; defa&nbsp; yapılır. Son defa&nbsp; kuyruğunun&nbsp; altına bir avu&ccedil;&nbsp; su&nbsp; serpilir&ccedil;.Hayvana&nbsp; son&nbsp; olarak&nbsp; su&nbsp; tutulur.M&uuml;rşit&nbsp; dua&nbsp; yapar&nbsp; tekbirler&nbsp; getirilir.Tekbirlenen&nbsp; hayvan&nbsp; bekletilmez&nbsp; hemen&nbsp; kesilir.<br /> Kurban&nbsp; tekbir&nbsp; getirilirken sağ&nbsp; ayağı&nbsp; kurbanı getirenlerin biri tarafından&nbsp; kaldırlır.Bu&nbsp; kurbanı&nbsp; kesecek kişi&nbsp; olabildiği&nbsp; gibi kurban&nbsp; sahibi de&nbsp; olabiliyor.<br /> Kurban kesiminden evvel mutlaka bir&nbsp; horoz kesimi yapılmaktadır.&nbsp; Aynı uygulamanın s&uuml;nnet yapılırkende yapılması d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;c&uuml;d&uuml;r.Kurban&nbsp; getirilirken ve g&ouml;t&uuml;r&uuml;l&uuml;rken&nbsp; k&ouml;t&uuml;&nbsp; muamele yapılmaz.<br /> Kurbanları&nbsp; kesenler&nbsp; genellikle tarikat&nbsp; k&ouml;kenlilerde kurbancı&nbsp; Dervişleri ve Kurbancı Dedeleridir.Yanlarında yardımcıları vardır.Kurbancılar&nbsp; genellikle kurbanları bağlamadan keserler.&nbsp; Mutlaka&nbsp; sağ&nbsp; arka&nbsp; ayağını&nbsp; kesim esnasında serbest&nbsp; bırakırlar.Kurban&nbsp; kesilirken kıbleye d&ouml;nd&uuml;r&uuml;l&uuml;r.Son defa su&nbsp; tutulur.Tekbir uygulaması Amucaların her iki tarikatında&nbsp; benzerlik&nbsp; g&ouml;stermektedir.Tekbir &ouml;ncesi&nbsp; Baba veya Derviş&nbsp; <br /> Bismi Şah Allah Allah<br /> KURBANI HALİL&nbsp; DELİLİ CEBRAİL&nbsp; FEDA İSMAİL&nbsp; TEKBİRE&nbsp; TEKBİR<br /> ALLAH&Uuml;&nbsp; EKBER&nbsp; ALLAH&Uuml;&nbsp; EKBER LAHİ LAHE&nbsp; İLLALLAH&nbsp;&nbsp; ALLAH&Uuml;<br /> EKBER&nbsp; ALLAH&Uuml;&nbsp; EKBER&nbsp; VE&nbsp; LİLLAHİ&nbsp; İLHAMD (4 defa okunur).</p>
<p> Burada bulunan&nbsp; Derviş veya Baba dua yapar.<br /> Bismi Şah Allah Allah<br /> Kurban sahiblerinin&nbsp; kurbanları kabul makbul ola ,g&ouml;n&uuml;l&nbsp; muratları hasıl ola,Hak muhammed Ali Hazreti Pir ,Balım&nbsp; Sultan&nbsp; yardımcıları g&ouml;zc&uuml;leri bek&ccedil;ileri ola,Allah Erenlerim&nbsp; g&ouml;r&uuml;nmiyen bilinmiyen kazalardan ,kuru iftiralardan muhafaza&nbsp; eyleye,Hanelerini&nbsp; şen mahmur olaKorktukları&nbsp; yerlere&nbsp; uğratmayıp umduklarına nail&nbsp; eyleye nuri nebi keremi Ali&nbsp; Pirirmiz Hacı Bektaşi Veli demine&nbsp; devranına yoluna erkanına&nbsp; H&uuml; Doost.<br /> Bu kurban duası Halife Halil Tiryaki Babadan&nbsp; yazılmıştır.<br /> ŞEYH&nbsp; BEDREDDİNİ&nbsp; ERKANINDA&nbsp; KURBAN&nbsp; TEKBİRLEME .<br /> Şeyh Bedreddinilerd ki kurban tekbirleme ile Bektaşilerdeki kurban tekbirleme arasında&nbsp; fazla bir fark olmamakla bazı farklılıklar vardır.<br /> &Ouml;nce Kurbana&nbsp; su g&ouml;sterilir.Baba ve dede kurban tekbirinden evve&nbsp; şu duayı okur.Bu aynı zamanda erkanlarında &ccedil;ırak uyarmadada okunmaktadır.<br /> Bismillahirrahmanirrahim<br /> İnna&nbsp; fet&acirc;n&acirc;&nbsp; leke&nbsp;&nbsp; fethan mubinan&nbsp;&nbsp; liyak ferlek&nbsp; Allah&uuml;&nbsp; mateat deme&nbsp;&nbsp; sırrı evliya&nbsp; ve embiya&nbsp; hanedan&nbsp; Muhammed Ali ervahi musahi&nbsp; Şahı Bedreddin elinden&nbsp; h&uuml;daya&nbsp; tekbir edelim.<br /> BER CEMAL-İ MUHAMMED&nbsp; KEMALİ İMAM HASAN İMAM HUSEYN&nbsp; ALİ RA B&Uuml;LEND-E SALAVAT, ALLAH&Uuml;MME SALL-İ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED-İN&nbsp; AL-İ MUHAMMED. Ve fatiha okunur.<br /> Allah Allah<br /> Canların&nbsp; kurbanları&nbsp; kabul&nbsp; ola, muratları hasıl&nbsp; ola, bu&nbsp; kurbanlar&nbsp; İsmail&rsquo;e inen&nbsp; ko&ccedil;&nbsp; kurbanın&nbsp; yerini&nbsp; tutmuş&nbsp; ola,&nbsp; t&uuml;m&uuml;nce&nbsp; sebabı&nbsp; ola, huzuru mahşerde&nbsp; altlarında&nbsp; D&uuml;ld&uuml;lle ri ola ,sıraat&nbsp; k&ouml;pr&uuml;s&uuml;n&uuml;&nbsp; ge&ccedil;irmiye&nbsp; kısmet nasip eyleye<br /> Bu kurban&nbsp;&nbsp; etkbirleme&nbsp; ve duası&nbsp; Kısmet Aktaş Babadan yazılmıştır.<br /> Amuca Kabilesi Kurban&nbsp; geleneklerinden&nbsp; sadece EKİM KURBANI&nbsp; ve OTMAN BABA&nbsp; kurbanı&nbsp; untulmuştur.Otman Baba&nbsp; Kurbanını&nbsp; Seyyit Ali sultan&rsquo;a bağlı Kızıldeli Bektaşileride&nbsp; hala&nbsp; uygulamaktadırlar. Bu g&uuml;n hala&nbsp; bazı&nbsp; k&ouml;ylerimizde&nbsp; şu kurbanlar gelenekleri yapılmaktadır.<br /> AMUCA KABİLESİNİN&nbsp;&nbsp; 93 g&ouml;&ccedil;&uuml;ne kadar her ilk baharda OTMAN BABA ya hayırlı yağmurlar yağması i&ccedil;in kurbanlar kesip tığlanmak imiş.Savaşlar ve ekonomik &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml; yıllarında oluşan g&ouml;&ccedil;ler bu geleneği unutturmuştur.Yinede bazı k&ouml;ylerimizde&nbsp;&nbsp; Otman baba ya kurban kesilip muhabbetler a&ccedil;ılmaktadır.<br /> Kırklarelinin Deve&Ccedil;atağı k&ouml;y&uuml;nda &Ccedil;eşmekolu Kızılcıkdere yolu &uuml;zerinde bir Otman Baba&nbsp; nazarlaması vardır.Her yıl Otman Baba ya bu k&ouml;yde Bektaşiliğe devam edenlerimiz Derviş Ali A&ccedil;ıl&rsquo; ın evinde toplanarak kurbanlar tığlayıp muhabbet a&ccedil;ıyorlar. <br /> 1.Orak Kurbanı,2.Girdi Perşembe Kurbanı,3.&Ccedil;ıktı Perşembe Kurbanı, 4.Kadın Kurbanı,5.Asker Kurbanı,6.Evliya ve yatır Kurbanları 7.Nasip Kurbanı, 8.Bayramlar da&nbsp; kesilen kurbanlar, 9.Geleneksel TOP&Ccedil;U BABA ve G&Uuml;L BABA Kurbanları,10.Vefat&nbsp; edenin ardından&nbsp; kesilen&nbsp; kurbanlar. Ayrıca&nbsp; ev&nbsp; temeline&nbsp; ve yeni alınan trakt&ouml;r ve taksi gibi eşyaya kesilen&nbsp; kurbanlar,vardır.Kurban&nbsp; geleneğinin ge&ccedil;mişimiz&nbsp; deki uzantıları aşağıdaki &ouml;rneklerden&nbsp; daha iyi anlaşılacaktır.<br /> &ldquo; Yere&nbsp; kurban&nbsp; kesme&nbsp; ve kış&nbsp; mevsiminde&nbsp; korku ile kutlama ve&nbsp; su&nbsp; serperek k&ouml;t&uuml;&nbsp; ruhlardan&nbsp; temizlenme gibi adetleri&nbsp; yaparlardı.&nbsp; &ldquo;(2).<br /> &ldquo;Yılın beş ve sekizinci&nbsp; aylarında&nbsp; ruhlara&nbsp; kurban&nbsp; sunmak i&ccedil;in&nbsp; toplanılırdı.&rdquo; (3).<br /> Yukarda&nbsp; kısa&nbsp; olarak&nbsp; belirtilen eski T&uuml;rk&nbsp; kurban geleneklerinin&nbsp; kaybolmuş&nbsp; olduğunu&nbsp; s&ouml;ylemek&nbsp; yanlış&nbsp; olur. Hi&ccedil;&nbsp; bir k&ouml;kl&uuml;&nbsp; gelenek&nbsp; kendiliğinden&nbsp; kaybol mamaktadır.Var oluşlarıda&nbsp; bir nedene&nbsp; bir k&ouml;kene&nbsp; dayanması gerekmektedir.Bu idda mıza&nbsp; &ouml;rnek&nbsp; 5 ve 8 ci&nbsp; aylarda&nbsp; girdi ve&nbsp; &ccedil;ıktı Perşembe kurbanlarının&nbsp; yapılması&nbsp; bazı uygulamanında&nbsp; aynen yapılması bunun&nbsp; ispatıdır.A&ccedil;ıklamalarda&nbsp; daha&nbsp; iyi anlaşılacaktır. <br /> Kurban &uuml;zerine yazılmış bir nefesi yazıyoruz.</p>
<p> Akıl ermez&nbsp; yaradanın&nbsp; sırrına<br /> Muhammed Aliye indi bu&nbsp; kurban<br /> Kurban olayım kudretin&nbsp; nuruna<br /> Hasan H&uuml;seyin&rsquo;e indi bu kurban</p>
<p> Ol zaman Zeynel&rsquo;in destinde&nbsp; idim<br /> Muhammed Bakır&rsquo;ın&nbsp; dostunda&nbsp; idim<br /> Cafer-i&nbsp; Sadık&rsquo;ın&nbsp; postunda&nbsp; idim<br /> Musa Kazım Rıza ya indi bu kurban</p>
<p> Muhammed Taki&rsquo;nin&nbsp; nurunda&nbsp;&nbsp; idim<br /> Aliyyul&nbsp; Naki&rsquo;nin sırrında&nbsp;&nbsp; idim<br /> Hasan&uuml;l askerin&nbsp;&nbsp;&nbsp; darında&nbsp;&nbsp; idim<br /> Muhammed Mehdi ye&nbsp; indi bu kurban<br /> Aslı&nbsp; Şahı&nbsp; Merdan g&uuml;ruhu naci<br /> Hakikata&nbsp; bağlı&nbsp; bu yolun&nbsp; ucu<br /> Senede bir kurban talibin borcu<br /> Muhammed Mustafa ya indi bu kurban</p>
<p> Tarikattan Hakikata&nbsp; ge&ccedil;enler<br /> Cenneti alaya h&uuml;lle&nbsp; serenler<br /> Muhammed Ali&rsquo;nin y&uuml;z&uuml;n g&ouml;renler<br /> Erenler aşkına indi bu kurban</p>
<p> ŞAH HATAYI&rsquo;m&nbsp; der bilirmi her can<br /> Kurbanın&nbsp; &uuml;st&uuml;ne&nbsp;&nbsp; y&uuml;r&uuml;d&uuml;&nbsp; erkan<br /> Tırnağı tesbihtir kanıda mercan<br /> Oniki İmama&nbsp;&nbsp; indi bu kurban</p>
<p> 1.GİRDİ PEŞEMBE&nbsp; KURBANI.</p>
<p> Hıdırelleze 3 perşembe&nbsp; kalınca&nbsp; yapılmaktadır.Yetişen ekinlerin&nbsp; yeşilini&nbsp; g&ouml;steren&nbsp; Yaradana&nbsp; bir&nbsp; ş&uuml;kran ifadesi i&ccedil;in&nbsp; kesilmektedir.t&uuml;m k&ouml;ylerimizde&nbsp; kesilecek kurbanlar&nbsp; i&ccedil;in belli bir&nbsp; miktar&nbsp; para kurban&nbsp; kesiminden&nbsp; bir g&uuml;n evvel bir&nbsp; kişi tarafından&nbsp; toplanır.Bu paraya GROMA&nbsp; adı verilmektedir.<br /> Toplanan&nbsp; para herkezden&nbsp; eşit&nbsp; miktarda alınmaktadır.Bazen&nbsp; adağı&nbsp; olanların&nbsp; adak&nbsp; kurbanlarını&nbsp; bu g&uuml;nde&nbsp; kesilmek i&ccedil;in&nbsp; verdikleri de&nbsp; olmaktadır.Kurbanlar&nbsp; k&ouml;ylerimizde KURBANCI lar&nbsp; tarafından&nbsp;&nbsp; pişirilmektedir.Bektaşiliğe ve Bedreddiniliğe devam&nbsp; eden&nbsp; k&ouml;ylerimizde kurbanları&nbsp; KURBANCI DERVİŞLERİ ve&nbsp; KURBANCI DEDELERİ&nbsp; pişirmektedir.Kurbanlar belli&nbsp; yerlerde&nbsp; pişirilir.Bazı&nbsp; k&ouml;ylerimizdek&ouml;y&uuml;n ileri gelenlerin&nbsp; evlerinde M&uuml;rşitlerin, Dervişlerin,Dedelerin hatta&nbsp; Muhtarların evlerin&nbsp; de pişirlmektedir.Kurbanlar pişirildiği&nbsp; zaman&nbsp; her mahalle den belli kişiler&nbsp; kurban kabı alarak&nbsp; dağıtacağı hane&nbsp; sayısına g&ouml;re&nbsp; pay&nbsp; alır&nbsp; ve dağıtır. Bazı&nbsp; k&ouml;ylerimizde&nbsp; ise&nbsp; belli&nbsp; haneler&nbsp; bir yere&nbsp; toplanarak&nbsp; evlerinden&nbsp; getirdikleri&nbsp; hazırlıkları&nbsp; ile&nbsp; &ccedil;oluk&nbsp; &ccedil;ocuk kurban&nbsp; yeme&nbsp; yapıyorlar.K&uuml;&ccedil;&uuml;k kız ve&nbsp; erkek &ccedil;ocukları bu g&uuml;n&nbsp; de birbirlerini&nbsp; ıslatır&nbsp; şakalar yaparlar.Bu şaka yapılan ve&nbsp; ıslatılanlar&nbsp; ANASININ&nbsp; İLKİ (ilk doğan bebeği) sonuncusu&nbsp; ve k&ouml;yde&nbsp; tek&nbsp; isimliler ıslatılırdı.g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yeni nesiller&nbsp; tarafından bilinmediği&nbsp; i&ccedil;in uygulanmamaktadır.<br /> Zaten hanelerimizde&nbsp; &ccedil;ocuk&nbsp; sayısı&nbsp; genellikle&nbsp; iki olduğun dan ayrıca&nbsp; yeni&nbsp; isimler&nbsp; nedeni&nbsp; ile&nbsp; tek isimli olanlarıda hesaba&nbsp; katarsak&nbsp;&nbsp; bu g&uuml;n uygulansa&nbsp; ıslanmıyan kız ve erkek &ccedil;ocuğu&nbsp; pek&nbsp; kalmıyacaktır.<br /> Kurban&nbsp; geleneklerini&nbsp; tanıtımı&nbsp; yaparken&nbsp; Eski T&uuml;rklerin&nbsp; Su serperek&nbsp; ruhlardan&nbsp; korunma&nbsp; yaptığını&nbsp; yazmıştık.Bu uygulama g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze&nbsp; kadar&nbsp; amacı ve inancından&nbsp; uzaklaşarak uygulandığı halde&nbsp; nedeni&nbsp; bilinmiyen sadece g&ouml;renekten dolayı yapıla gelmiştir.Bu g&uuml;nde&nbsp; hi&ccedil;&nbsp; kimse&nbsp; kurbanlar kesilene kadar işe gitmez.Acil&nbsp; olmadık&ccedil;a&nbsp; o g&uuml;n işe&nbsp; gidilmez.Adında anlaşılacağı gibi&nbsp; PERŞEMBE&nbsp; g&uuml;n&uuml;&nbsp; kesilmektedir. Bir &ccedil;ok kurban&nbsp; geleneğimi zin&nbsp;&nbsp; perşembe&nbsp; g&uuml;n&uuml;&nbsp; yapılamsı&nbsp; bu&nbsp; konun uzmanlarınca&nbsp; araştırılıp&nbsp; &ccedil;ıkarılması&nbsp; gerekmektedir.<br /> Girdi perşembeden&nbsp; başlıyarak&nbsp; ,perşembe&nbsp; g&uuml;nleri&nbsp; eskiden&nbsp; &ccedil;amaşır yıkan mazmış.Mecburiyet&nbsp; durumlarında&nbsp; g&ouml;zden&nbsp; uzak&nbsp; yerlere&nbsp; asılarak&nbsp; kurala uymıya&nbsp; &ccedil;alışılırmış. yine bu g&uuml;nde&nbsp; Ava gidilmez ,makas ile iş g&ouml;r&uuml;lmez,evlerde&nbsp; sıva yapılmazmış. Bu t&uuml;r işler daha&nbsp; evvelden&nbsp; yapılır&nbsp; veya sonraya&nbsp; bırakılırmış.<br /> Bu g&uuml;n&nbsp; b&ouml;yle&nbsp; uygulamaların&nbsp; pek&nbsp; yapılmadığı&nbsp; gibi yeni&nbsp; nesillerin&nbsp; bilgiside&nbsp; yoktur.T&uuml;rklerin&nbsp; İslamiyet&nbsp; evveli kurban gelenekleri&nbsp; din&nbsp; değişikliği ile sadece isim değiştirmiştir.&nbsp; Allah&nbsp; adına&nbsp; kesilmiye başlanmıştır.Toplumların birlik&nbsp; ve&nbsp; beraberlik&nbsp; inan&ccedil; y&ouml;n&uuml;nden&nbsp; bir&nbsp; uygulama&nbsp; olması dolayısıyla yararlı olmaktadır.Girdi pereşembe kurbanından bir hafta sonra genellikle&nbsp; &ccedil;iğdemler&nbsp; gezdirilirmiş.&nbsp; <br /> 2.&Ccedil;IKTI&nbsp; PERŞEMBE&nbsp; KURBANI.<br /> Hıdırellezi&nbsp; d&ouml;rt&nbsp; perşembe&nbsp; ge&ccedil;tiği&nbsp; zaman yapılmaktadır. Bizlere&nbsp; yeşili&nbsp; g&ouml;steren&nbsp; Yarada na&nbsp; ekinlerimizin boy attığınıda&nbsp; g&ouml;sterdi&nbsp; diye&nbsp; ş&uuml;kranlarını&nbsp; belirtmek amacıyla&nbsp; kesilmek tedir.YEŞİL PERŞEMBE&nbsp; olarak&nbsp; bilinir.Girdi Perşembe kurbanı ile&nbsp; &Ccedil;ıktı&nbsp; Perşembe&nbsp; Kurbanı&nbsp; arasında&nbsp; 7 Perşembe&nbsp; sayılır.Nedenini&nbsp; sorduğumuzda&nbsp; bilmediklerini s&ouml;yl&uuml;yorlar. Elimizde&nbsp; bu konu ile&nbsp; yazılı&nbsp; bir&nbsp; belge olmadığından s&ouml;zl&uuml; kayıtlarda amacı&nbsp; tam&nbsp; olarak belirliyemediğinden a&ccedil;ıklıyamıyoruz. Davarların yaylalara &ccedil;ıkma&nbsp; g&uuml;n&uuml; de bu g&uuml;nlerde oluyormuş.<br /> Hıdır elleze bir ay kala&nbsp; kurbanlar&nbsp; kesilerek &ccedil;ıkılıyormuş. Bu&nbsp; geleneğimiz&nbsp; ortaasya&nbsp; k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n&nbsp; devamı olarak g&uuml;n&uuml;m&uuml;z de yeşil perşembeye&nbsp; d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml;&nbsp; sanıyoruz.<br /> Bu t&uuml;r&nbsp; geleneklerin&nbsp; neden ve ni&ccedil;in&nbsp; hangi&nbsp; ama&ccedil;la yapıldığını&nbsp; bilenlerde&nbsp; azalmaktadır.Bilgi verenlerinde&nbsp; konu&nbsp; ile ilgili&nbsp; bilgilerin gayet basit&nbsp; ve detaylara&nbsp; inmeden bilinmesi&nbsp; bu t&uuml;r&nbsp; konularla&nbsp; ilgilenelere&nbsp; birşeyler verememektedir.<br /> Yanlız&nbsp; hemen&nbsp; hemen&nbsp; her&nbsp; yaşlımızın&nbsp; s&ouml;ylediği&nbsp; s&ouml;z&rdquo;&nbsp; B&ouml;yle&nbsp; g&ouml;rd&uuml;k&nbsp; b&ouml;yle inandık devam&nbsp; ettirmiye&nbsp; &ccedil;alışıyoruz diyorlar. Girdi&nbsp; perşembe&nbsp; kurbanınındaki&nbsp; para&nbsp; toplama&nbsp; ve&nbsp; evlere&nbsp; dağıtma&nbsp; veya&nbsp; kurban&nbsp; yeme&nbsp; aynen&nbsp; uygulnmak tadır.Kurbanlar&nbsp; kesileceği hanede&nbsp; tekbirlenir&nbsp; ehli&nbsp; kişilerce&nbsp; kesilip pişirilir.Eskiden&nbsp; bu t&uuml;r&nbsp; kurbanların&nbsp; tekbirlenmesi&nbsp; ve kesilmesi en&nbsp; yakın&nbsp; tekke de&nbsp; kesildiği s&ouml;ylenmektedir. Yine&nbsp; acil&nbsp; işi&nbsp; olmadık&ccedil;a&nbsp; kurban&nbsp; kesilene&nbsp; kadar&nbsp; m&uuml;mk&uuml;nse o g&uuml;n&nbsp;&nbsp; pek&nbsp; işe&nbsp; gidilmez.Kurban&nbsp; dağıtımı esnasında k&ouml;ye&nbsp; gelen&nbsp; herhangi&nbsp; bir&nbsp; kişi&nbsp; veya&nbsp; konar g&ouml;&ccedil;er&nbsp; dahi&nbsp; olsa hesaba&nbsp; katılarak&nbsp; onlarada&nbsp; pay&nbsp; ayrılır.ayrıca&nbsp; kalabalık&nbsp; misafi ri olan&nbsp; hanelere&nbsp; ayrıca&nbsp; fazla&nbsp; pay&nbsp; verilir.<br /> Kurban&nbsp; kesildiği&nbsp; g&uuml;nler&nbsp; eskiden&nbsp; kadınlar&nbsp; ve kızlar işe&nbsp; gidilmediğinden&nbsp; fırsat&nbsp; bilerek&nbsp; k&ouml;y&uuml;n&nbsp; belli&nbsp; bir&nbsp; yerine&nbsp; toplanarak&nbsp; oyunlar&nbsp; oynar&nbsp; eylenirlermilş.Bu g&uuml;n&nbsp; bu uygulama yapılmamaktadır.&Ccedil;ıktı perşembe&nbsp; kurbanı buğdayların başağa kalktığı zamandır.Hala&nbsp; uygulanan geleneklerimizdendir. <br /> 3.ORAK&nbsp; KURBANI.<br /> Adında&nbsp; anlaşılacağı&nbsp; gibi orak ayında&nbsp; kesilen kurbanlarımızdandır.Geleneğimiz&nbsp; kurbanı &ldquo; kaz kes ama tez kes &ldquo; diye&nbsp; buyurmuştur.Diğer kurbanlarımıza&nbsp; nazaran bu kurbanımız cumartesi g&uuml;n&uuml;&nbsp; kesilmektedir.Girdi ve &ccedil;ıktı perşembe kurbanla rındaki gibi para toplanılması ve yenilmesi aynen uygulanır. Bu&nbsp; geleneğimiz&nbsp; her&nbsp; ne kadar Ortaasya k&ouml;kenli geleneklere dayanıyorsada&nbsp; Amucalarda&nbsp; başlanılması olayı yakın&nbsp; zaman i&ccedil;inde&nbsp; denilmektedir.Aslında&nbsp; unutulan veya unutulmıya y&uuml;z tutan geleneğimizin&nbsp; zamanın&nbsp; ileri g&ouml;r&uuml;şl&uuml; inan&ccedil;lı kişilerin ce&nbsp; yeniden&nbsp; uygulama ya konulmasıdır.<br /> Kesin&nbsp; olarak bilinmemekle&nbsp; birlikte&nbsp; g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde tahmin edilen yılı ile 1850 yılla rı başlarında Havyalı burgaz ın Bel&ouml;ren diğer adı ile Belveren k&ouml;y&uuml;nde DELİ MEHMET isminde biri tarafından başlatıldığı s&ouml;ylenmektedir.Hali&nbsp; vakti&nbsp; iyi olan bu kişi o yılın da bereketli olması&nbsp; dolayısıyla t&uuml;m civar k&ouml;ylerede haber salarak kurban kesip&nbsp; tığlıyacağını s&ouml;yl&uuml;yor.O zaman t&uuml;m kabile&nbsp; ŞEYH BEDREDDİN tarikatına&nbsp; devam etmekte&nbsp; imiş.O g&uuml;n den&nbsp; sonra&nbsp; t&uuml;m Amucalarda&nbsp; her&nbsp; orak başında&nbsp; orak kurbanı kesilir&nbsp; olmuş.Bu geleneğimiz bu&nbsp; vesile&nbsp; ile&nbsp; yeniden can<br /> landırılmıştır.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; o devrin&nbsp; şartlarında&nbsp; bir&nbsp; şeyi millete kabul&nbsp; ettirmek&nbsp; kolay değilmilş.Bu g&uuml;n t&uuml;m Amuca kabilesinde yeşilinden&nbsp; sonra başağını da&nbsp; g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;&nbsp; i&ccedil;in kesilen kurbanlardan&nbsp; sonra&nbsp; hasat zamanıda orak&nbsp; kurbanı kesilmektedir.<br /> Yaradana&nbsp; kulları&nbsp; tarafından&nbsp; ş&uuml;kran ifadesi olarak kesilmektedir.Evlere&nbsp; dağıtım ve yeme&nbsp; diğer kurbanlarla aynıdır. Kişileri bir vesile&nbsp; ile toplaması kaynaştırması a&ccedil;ısındanda yararlı&nbsp; olmaktadır.<br /> Kaynak kişi.Şevket G&uuml;rses. Kılavuzlu/Tekirdağ.1947.İlkokul.<br /> 4.EKİM KURBANI.<br /> Bu kurban&nbsp; geleneğimiz&nbsp; daha&nbsp; evelden&nbsp; Amuca k&ouml;ylerinde yapılıp yapılmadığını&nbsp; tespit&nbsp; edemedik.Yakın&nbsp; zamana&nbsp; kadar yapılan bu geleneğimizin&nbsp; ni&ccedil;in&nbsp; terk&nbsp; edil diğini bilemiyoruz.Yanlız yakın zamana&nbsp; kadar Babaeski il&ccedil;esinin Osmaniye k&ouml;y&uuml;<br /> m&uuml;zde bu geleneğin yapıldığı s&ouml;yleniyor.Bu kurban geleneğinin kalkmasına&nbsp; ne den&nbsp; olarak&nbsp; s&uuml;nnileşme&nbsp; yolunda iken bazı&nbsp; bilir bilmez kişilerin&nbsp; halka&nbsp; g&uuml;nah&nbsp; korkusu yaymaları ve&nbsp; eski gele neklerimizin&nbsp; yanlış&nbsp; olduğunu&nbsp; idda etmelerinin<br /> yol&nbsp; a&ccedil;tığı s&ouml;ylenmektedir.Yapıldığı&nbsp; yıllarda 3-4&nbsp; adet kurban&nbsp; kesilir pişirildikten&nbsp; sonra&nbsp; k&ouml;y&uuml;n&nbsp; belli&nbsp;&nbsp; kesimlerinde&nbsp; b&ouml;l&uuml;nerek dağıtılırmış.Bu b&ouml;lgelerde&nbsp; herkez<br /> daha&nbsp; evvel&nbsp; evinde&nbsp; hazırladığı bazı&nbsp; yeyecek&nbsp; ve i&ccedil;ecekleri de&nbsp; yanında getirir miş.Bu getirilen&nbsp; yeyecekler&nbsp; orada bulunanlar&nbsp; ilke paylaşılır hep&nbsp; beraber yenirmiş.Kurbanlarda bu t&uuml;r uygulamalar sadece Amuca kabilesinde&nbsp; değil Ali Ko&ccedil;lular dada g&ouml;r&uuml;lmektedir. Gelirken&nbsp; yanlarında&nbsp; tatlılar,hoşaflar ,yoğurtlar, pideleri,&ccedil;&ouml;rekler,getirilirmiş.Kurbanlar&nbsp; k&ouml;y&uuml;n ileri gelenlerin evlerinde&nbsp; kesilir miş.Bu&nbsp; geleneğimiz&nbsp; ekim&nbsp; ayının&nbsp; hemen&nbsp; &ouml;n&uuml;nde ekime&nbsp; başlamadan&nbsp; kesilirmiş.Diğer&nbsp; kurbanlarda olduğu&nbsp; para&nbsp; toplanırmış.Halktan&nbsp; toplanan&nbsp; paraya yine&nbsp; diğer k&ouml;ylerimiz&nbsp; de olduğu&nbsp; gibi GROMA denilirmiş.yine&nbsp; bu geleneğimiz de adak lar verilirmiş.Hakk&rsquo;ın&nbsp; yeni bir&nbsp; ekim d&ouml;neminden bolluk bereket&nbsp; vermesi&nbsp; i&ccedil;in&nbsp; yapılıyormuş. <br /> Kaynak&nbsp; kişi.Halil Ulu.1935. Babaeski/Osmaniye.İlkokul</p>
<p> Bu g&uuml;n&nbsp; halkın&nbsp; birliği&nbsp; a&ccedil;ısından&nbsp; yararlı&nbsp; olan&nbsp; bu t&uuml;r&nbsp; geleneklerin&nbsp; bilgisizliği&nbsp; ve&nbsp; cahilliği&nbsp; y&uuml;z&uuml;nden&nbsp; kalkması&nbsp; acıdır.M&uuml;sl&uuml;manlık&nbsp; adı&nbsp; altında&nbsp; yapılanların&nbsp; aslı&nbsp; ve&nbsp; ger&ccedil;eği ile&nbsp; hi&ccedil; bir&nbsp; ilgisi bulunmamaktadır.Geleneklerimizin&nbsp; ni&ccedil;in ve&nbsp; neden&nbsp; yapıldığını bilmiyenler&nbsp; tarafından ortadan&nbsp; kaldırılması&nbsp; manevi&nbsp; değerler&nbsp; yanında&nbsp; getireceği sorunları&nbsp; da d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmelidir.Kişisel bazı g&ouml;r&uuml;şler&nbsp; i&ccedil;in&nbsp; top lumların&nbsp; d&uuml;zenini bozmak&nbsp; bize&nbsp; yarar&nbsp; getirmiyecktir.</p>
<p> 5.KADIN&nbsp; KURBANI(KARI).<br /> Bu g&uuml;n&nbsp; bir&nbsp; &ccedil;ok&nbsp; AMUCA&nbsp; K&ouml;y&uuml;nde&nbsp; halen&nbsp; yapılmaktadır.Bu&nbsp; kurban&nbsp; gele neğimiz&nbsp; orak&nbsp; kurbanından&nbsp; evvel&nbsp; arpa&nbsp; orağı&nbsp; zamanı yapılmaktadır.Kadınlar belli&nbsp; bir&nbsp; yerde&nbsp; toplanıp ,evlerinden hazırlayıp&nbsp; getirdikleri&nbsp; yiyecekleri&nbsp; orada buluna herkezce yenecek&nbsp; şekilde&nbsp; paylaştırılır.Bu&nbsp; kurbana kadınlar ,kızlar ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k&nbsp; &ccedil;ocuklar&nbsp; katılmaktadır. Yanlızca&nbsp; dua&rsquo;ya&nbsp; bir M&uuml;rşit veya&nbsp; Derviş&nbsp; gelir&nbsp; dua bitimin&nbsp; de&nbsp; ayrılır.Sofra&nbsp; kalkımından&nbsp; evvevl ş&uuml;kran dua&rsquo;sını Derviş veya M&uuml;rşit (Baba)&nbsp; eşleri&nbsp; bacı analar&nbsp; yapar. Bu&nbsp; geleneğimiz&nbsp; eskiden&nbsp; belirlenen&nbsp; g&uuml;nden&nbsp; evvel&nbsp; bir ka&ccedil; kişi&nbsp; evleri&nbsp; gezerek&nbsp; buğday ,un ve benzeri&nbsp; şeyleri toplıya<br /> rak&nbsp; o g&uuml;n&uuml;n&nbsp; şartlarında&nbsp; yapılacak&nbsp; kurbana&nbsp; malzeme&nbsp; ve&nbsp; fazlalığını&nbsp; satarak&nbsp; diğer&nbsp; ihtiya&ccedil;larını&nbsp; karşılıyorlarmış.&nbsp; Ayrıca&nbsp; satılan&nbsp; erzaktan&nbsp; alınan&nbsp; paradan&nbsp; k&uuml;&ccedil;&uuml;k&nbsp; &ccedil;ocuklara&nbsp;&nbsp; şeker&nbsp; alınıp&nbsp; dağıtılıyormuş.Kurbanlar belli&nbsp; bir&nbsp; yerde&nbsp; ya pıldığı&nbsp; gibi&nbsp; &ouml;zelliği&nbsp; olan&nbsp; evlerde&nbsp; yapılmaktadır. Bu&nbsp; evler&nbsp; yatır,adına&nbsp; &ccedil;ırak&nbsp; olan&nbsp; nazarlamalar,Derviş ve M&uuml;rşit&nbsp; evleri&nbsp; olabilir.Bu kurban&nbsp; geleneğimizde de adaklar kesilir. Bu t&uuml;r&nbsp; kurbanların&nbsp; toplumların&nbsp; birlik&nbsp; i&ccedil;in&nbsp; iyi&nbsp; bir&nbsp; &ouml;rnek teşkil etmektedir. Bu gibi&nbsp; konularda&nbsp; kesin&nbsp; yargılar&nbsp; ile yaklaşmamalıyız.B&ouml;yle geleneklerimizin T&uuml;rk&nbsp; yoplumuna&nbsp; M&uuml;sl&uuml;manlılık&nbsp; ile girmemiştir.Sadece&nbsp; isimleri&nbsp; ama&ccedil;ları&nbsp; değişmiştir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rkler m&uuml;sl&uuml;manlıktan&nbsp; evvel&nbsp; de M&uuml;sl&uuml;manlın&nbsp; istediği kurallar i&ccedil;inde yaşıyorlardı.T&uuml;rkler&nbsp; m&uuml;sl&uuml;manlığı geleneklerine uyduğu&nbsp; i&ccedil;in kabul&nbsp; etmişlerdir. Ayrılıklar Arapların belli zaman&nbsp; sonra eski&nbsp; yaşantı&nbsp; ve geleneklerine d&ouml;nmeleri ile Arap&ccedil;ılık &uuml;lk&uuml;s&uuml;nden&nbsp; bir t&uuml;rl&uuml; kurtulamamalarından &ccedil;ıkmıştır. Her millet&nbsp; eski inan&ccedil; ve geleneklerini&nbsp; din&nbsp; değiştirse bile&nbsp; bırakamamıştır.Bu T&uuml;rkler&nbsp; olduğu&nbsp; kadar Araplar i&ccedil;inde ge&ccedil;erli dir.Kız evlatlarının&nbsp; erkek&nbsp; evlatları&nbsp; yanında ikinci sıra da yer&nbsp; alması bize&nbsp; Arap lardan&nbsp; ge&ccedil;miş&nbsp; k&ouml;t&uuml; bir gelenektir.<br /> M&uuml;sl&uuml;manlıktan&nbsp; evvel Kaan karılarının savaşta &ouml;len eşinin&nbsp; yerine&nbsp; ordunun&nbsp; başına&nbsp; ge&ccedil;tiği bilinmektedir.Amuca Kabilesi&nbsp; mensupları kadınlarına&nbsp; verdiği&nbsp; &ouml;nemi onların adı ile bir&nbsp; kurban geleneği&nbsp; yaparak kanıtlamışlardır.Hala Amucaların&nbsp; Şeyh Bedreddinilerinde ve Bektaşilerinde&nbsp; kadının rızalığı olmadan&nbsp; M&uuml;rşit,Derviş, ve Dede&nbsp; olunamamaktadır. M&uuml;sl&uuml;manlıktan evvel kadının yeri ve &ouml;nemi T&uuml;rkler arasında b&uuml;y&uuml;km&uuml;ş.Bunu eski destanlarda da g&ouml;rmekteyiz.</p>
<p> &ldquo; Yaradılış&nbsp; destanında&nbsp; Tanrıya&nbsp; insanları&nbsp; ve&nbsp; d&uuml;nyayı yaratması i&ccedil;in fikir ve ilham veren&nbsp; Ak -Ana bir kadındır. T&uuml;rk sanat d&uuml;nyası destanlarımızdaki Ak ana motifi karşısında&nbsp; hareketsiz kalmıştır.&rdquo; (4).</p>
<p> DEDE korkut&nbsp; destanlarında&nbsp; kadın, T&uuml;rk toplum&nbsp; hayatında erkeğe&nbsp; yakın&nbsp; hatta&nbsp; onunla&nbsp; her y&ouml;nden&nbsp; ortak&nbsp; bir hayat&nbsp; s&uuml;rer.At biner , silah&nbsp; kullanır, kısacası&nbsp; erkeği&nbsp; kadar&nbsp; savaş&nbsp; g&uuml;c&uuml;&nbsp; olan&nbsp; bir kadındır. (5).<br /> Kaynak kişi.Hanife &Ccedil;etin.Kılavuzlu/Tekirdağ.1931.İlkokul.</p>
<p> 6.NASİP&nbsp; KURBANI.</p>
<p> AMUCA&nbsp; Kabilesi bilindiği&nbsp; gibi&nbsp; halen&nbsp; iki&nbsp; tarikata&nbsp; devam etmektedir.Bu&nbsp; tarikatlara&nbsp; girenler&nbsp; erkanlarına g&ouml;re&nbsp; belli&nbsp; kurallar&nbsp; i&ccedil;erisinde bir kurban kesmek&nbsp; zorundadır.Buna NASİP&nbsp; kurbanı&nbsp; denir.Bedreddinilerde ve Bektaşilerde her kişiye bir&nbsp; kurban&nbsp; kesilmektedir.Bazen&nbsp; Bedreddinilerde eşlerin&nbsp; bir kurban&nbsp; kestiği&nbsp; oluyorsada&nbsp; eli&nbsp; erdiğinde bir&nbsp; adet&nbsp; daha kesermiş.Her&nbsp; yola&nbsp; giren kişi&nbsp; bu&nbsp; kurbanını&nbsp; mutlaka&nbsp; keser. Eğer&nbsp; &ccedil;eşitli&nbsp; vesilelerle hayatta iken nasip&nbsp; kurbanını kesememiş olan varsa&nbsp; geride&nbsp; kalan miras&ccedil;ıları&nbsp; mutlaka vefatının 40.cı&nbsp; g&uuml;n&uuml;ne&nbsp; kadar&nbsp; kesmelidir.Bektaşilerde ve Bedreddiniler de&nbsp; toplu nasib&nbsp; olduğu&nbsp; zaman&nbsp; her&nbsp; &ccedil;iftin bir adet kurban kesmesi&nbsp; istenmektedir.&Ccedil;&uuml;nk&uuml;&nbsp; fazla&nbsp; kesilen kurbanlarının ziyan olmaması&nbsp; i&ccedil;indir.Bazen&nbsp; nasip alan gen&ccedil;lerin&nbsp; nasip kurbanını&nbsp; kestiğide&nbsp; g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.&nbsp; Şeyh Bedreddini tarikatı&nbsp; mensupları&nbsp; diğer&nbsp; Ehli Beyt tarikatı mensubu&nbsp; kişileri&nbsp; nasip kurbanını&nbsp; kesmiş&nbsp; olması şartı ile i&ccedil;eriye&nbsp; almaktadırlar.Halk&nbsp; arasında&nbsp; kurban insanın&nbsp; diyetidir ,yola&nbsp; girip&nbsp; buna&nbsp; uymıyan&nbsp; eksik&nbsp; derler.Nasip&nbsp; kurbanı kesildiğine o gece&nbsp; muhabbet&nbsp; a&ccedil;ılır&nbsp; beraber&nbsp; nasip<br /> alan kar daşları&nbsp; mutlaka&nbsp; &ccedil;ağrılır.Bu kişiler&nbsp; kurbana gelir&nbsp; kendi kurbanı&nbsp; gibi&nbsp; hizmet&nbsp; ederler. Bu gece&nbsp; semaha nasip kardaşları&nbsp; nasip&nbsp; sırasına&nbsp; g&ouml;re&nbsp; kalkarlar.<br /> Trakya da Amuca Bektaşileri ile Ali KO&Ccedil; Babalıların mensupları arasında&nbsp; nasip kurbanından yola girip nasip g&ouml;rmiyenin&nbsp; yememesini isterler ve inanırlar.</p>
<p> 7.ASKER KURBANLARI.</p>
<p> Bir&nbsp; ana ve babanın&nbsp; en b&uuml;y&uuml;k&nbsp; mutluluğu&nbsp; oğullarının&nbsp; askere gitmesidir.Kabilede&nbsp; askerliğini&nbsp; yapmamış&nbsp; kişi halk deyimi ile yarım&nbsp; insan sayılır.Askere&nbsp; giderken g&ouml;n&uuml;ll&uuml; gidilir. Askere&nbsp; gideceği&nbsp; g&uuml;n&nbsp; belli&nbsp; olduğunda&nbsp; kurbanlar kesilir.T&uuml;m k&ouml;y&nbsp; davet&nbsp; edilir.Asker&nbsp; kurbanına&nbsp; eskiden duyan gelirmiş.Tarikat&nbsp; ehlileri,nde&nbsp; meydanlar&nbsp; a&ccedil;ılır&nbsp; semahlar d&ouml;n&uuml;l&uuml;r.G&uuml;le g&uuml;le&nbsp; gidip&nbsp; gelmesi&nbsp; temenni edilir.Her&nbsp; askere giden giderken&nbsp; kestiği gibi&nbsp; gelincede&nbsp; keser.Askere gideceği sabah yakınları ile birlikte&nbsp; yemek&nbsp; yenilir.Sofrası g&ouml;zden&nbsp; uzaklaşıncaya&nbsp; kadar&nbsp; kaldırılmaz.Sofranın&nbsp; olduğu&nbsp; odanın kapısı ka patılmaz.A&ccedil;ık&nbsp; bırakılır.Eğer&nbsp; askere&nbsp; giden kişi evli ise&nbsp; eşi&nbsp; ardından&nbsp; baktırıl maz.Yola bakanlardan&nbsp; olmasın&nbsp; diye.Askere&nbsp; gidecekler&nbsp; t&uuml;m&nbsp; k&ouml;y halkı tarafın dan&nbsp; belirli k&ouml;y&nbsp; meydanında&nbsp; toplanıp&nbsp; uğurlanır.&Ouml;nce&nbsp; kadınların&nbsp; ellerini &ouml;per.Kadın lardan&nbsp; en son annesinin&nbsp; elini &ouml;per. <br /> Eğer annesi sağ değilse en&nbsp; yakının&nbsp; elini&nbsp; &ouml;per.Daha sonra&nbsp; erkeklerin ellerini &ouml;per.Bu arada yakınlarının&nbsp; askere gidenin&nbsp; eline para&nbsp; sıkıştırdığı&nbsp; g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.Yine&nbsp; en son olarak babasının veya dedesinin&nbsp; elini &ouml;per.Bu bir&nbsp; t&uuml;r helallaşmadır.Zaten ihtiyarlar &ldquo;Oğul&nbsp; gidip te gelmemek var, gelipte&nbsp; g&ouml;rmemek var &ldquo;diyerek ellerini&nbsp; &ouml;pt&uuml;r&uuml;rler.Herkez sık sık hayırlı&nbsp; haberlerini beklediklerini s&ouml;ylerler.ASKERLİK HER T&Uuml;RK&nbsp; &Ccedil;OCUĞUNUN BOYNUNNUN BORCU&nbsp; diyerek onu teselli ederler.Uğurlamıya gelenler&nbsp; askere gidenin babası tarafından&nbsp; lokum&nbsp; veya benzeri&nbsp; şeyler Amuca erkeklere yenge de kadınlara dağıtılır.Asker uğurlaması askerin&nbsp; g&ouml;zden&nbsp; uzaklaşıncaya&nbsp; kadar&nbsp; kimse&nbsp; dağılmaz.Sonra herkez&nbsp; askerin&nbsp; ana ve babasına , yakınlarına ALLAH&nbsp; KAVUŞTURSUN G&Uuml;LE G&Uuml;LE GİDİP GELSİN derler.Kadınları&nbsp; bazıları&nbsp; askerin&nbsp; evine gelerek&nbsp; ev halkını&nbsp; teselli&nbsp; etmiye &ccedil;alışırlar.&nbsp; Askerden gelenlere&nbsp; veya izine&nbsp; geldiğinde g&ouml;z&uuml;n aydın denilir. Askerin ilk mektubunu getirene&nbsp; &ccedil;eşitli&nbsp; hediyeler verilir.Bazen askere gitmeden evvel delikanlılar&nbsp; askere&nbsp; gidecek evde&nbsp; toplanıp eylenirler.<br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yatır :Halk arasında ermişliğine inanılan&nbsp; keramet sahibi&nbsp; kişilere verilen&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &uuml;nvandır.Trakya&rsquo;da yatırlara&nbsp; olan&nbsp; inan&ccedil;&nbsp; ve&nbsp; sevgi b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r.Yatırları saygı&nbsp; ile&nbsp; anar ve&nbsp; ziyaret&nbsp; ederler.Bu konuda bir&nbsp; ayrım s&ouml;z&nbsp; konusu&nbsp; değildir.Herkez&nbsp; inancında serbest ilkesi ge&ccedil;erlidir.Bilindiği&nbsp; gibi&nbsp; her&nbsp; kabile&nbsp; veya&nbsp; toplumların&nbsp; kabir&nbsp; ve&nbsp; yatır&nbsp; ziyaretlerinde&nbsp; bazı&nbsp; değişikliler&nbsp; vardır. Ortak&nbsp; y&ouml;nleri&nbsp; veya&nbsp; benzerlikleri&nbsp; &ccedil;oktur.G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde&nbsp; yatır ziyaretleri&nbsp; muntazam&nbsp; bir şekilde&nbsp; inan&ccedil; ve itikatla&nbsp; yapılmaktadır. Kurban adaklarında &ldquo;Kaz kes ama&nbsp; tez&nbsp; kez &ldquo;&nbsp; d&uuml;ş&uuml;ncesi hakimdir.Burada&nbsp; bir&nbsp; şeyi&nbsp; a&ccedil;ıklamak istiyoruz.Biz Ehli Beyt inananları olarak , adaklarımızı&nbsp; ve&nbsp; dileklerimizi aşağıda a&ccedil;ıkladığımız ayete g&ouml;re yapıyoruz.Aslında bu uygulama ve yapıla gelen bazı inan&ccedil;larımızın isl&acirc;miyet evveli T&uuml;rk dini inanışlarından olan ŞAMANİZİM&rsquo;in uzantısıdır.Bazı art niyetli kişiler &ldquo;Allah&nbsp; varken &ouml;l&uuml; denmi&nbsp; medet&nbsp; istiyorsunuz&nbsp; &ldquo; diye s&ouml;ylenti ler yayıyorlar.Bunu&nbsp; ni&ccedil;in b&ouml;yle&nbsp; yapıyorsunuz&nbsp; diye&nbsp; bir&nbsp; tarikat ehline&nbsp; sorma&nbsp; zahmetine&nbsp; katlanmışlar mı? Bu konu da&nbsp; ne&nbsp; bilmektedirler ? Bu t&uuml;r&nbsp; iddaları&nbsp; ortaya&nbsp; atarak&nbsp; halkı b&ouml;lmek&nbsp; istiyorlar. Kurban&nbsp; adaklarımız elbette Allah&nbsp; adına&nbsp; kesilmektedir.O yatırda&nbsp;&nbsp; kesilmesi o Ermiş Evliyanın&rdquo;Y&uuml;z&uuml;&nbsp; suyu&nbsp; h&uuml;rmetine&rdquo;dir.Dilekler dilenmesi ise şu&nbsp; ayete&nbsp; g&ouml;re&nbsp; yapıla&nbsp; gelmiştir. <br /> &ldquo;Her &uuml;mmete&nbsp; bir&nbsp; kurban&nbsp; kesecek&nbsp; yer&nbsp; yaptık ki ,ulu &ccedil;alabın&nbsp; azık&nbsp; diye&nbsp; size&nbsp; verdiği&nbsp; d&ouml;rt&nbsp; ayaklı&nbsp; davarlar&nbsp; orada&nbsp; tığlanır, sizin&nbsp; tapacağınız&nbsp; tek&nbsp; tanrıdır,hepiniz ona&nbsp; teslim olun&nbsp; ona&nbsp; bo yun&nbsp; veriniz.&nbsp; der.Hacc&nbsp; suresi&nbsp; 34.&nbsp;&nbsp; ayet. <br /> Kur&rsquo;anı Kerim&nbsp; ,Mutu&nbsp; kable&nbsp; ente&nbsp; mutu , yani&nbsp; &ouml;lmeden&nbsp; evvel&nbsp; &ouml;l&uuml;n&uuml;z demektedir.Bu g&uuml;n&nbsp;&nbsp; bu t&uuml;r&nbsp; insanlara&nbsp; ,Allah yolunda &ouml;lenlere,yaşarken d&uuml;nyada&nbsp; nefsini&nbsp; &ouml;ld&uuml;r&uuml;renlere Evliya veya ermiş&nbsp;&nbsp; denilmektedir.Kerametleri&nbsp; ile&nbsp; t&uuml;m Anadolu&nbsp; ve Rum elinin&nbsp; fethine yardımcı olmuşlardır. Bu&nbsp; gibi&nbsp; kişilere&nbsp; sırf&nbsp; kuru inatları&nbsp; y&uuml;z&uuml;nden dil&nbsp; uzatanlara&nbsp; ne&nbsp; demeli. Belli&nbsp; zamanlar&nbsp; yatır ziyaretleri hayli kalabalık olur.Bunlar tatil g&uuml;nleri,d&uuml;ğ&uuml;n zamanları,ve o yatırın senenin&nbsp; belli g&uuml;nlerinde hayli kalabaklaşır.Gelenler inancına ve itikatına&nbsp; g&ouml;re &ccedil;erağlar uyarır, dilekler dilenir , Kurbanbanlar&nbsp; kesilir,Kur&rsquo;anı&nbsp; Kerim&nbsp; okunur. Niyazlar&nbsp; kılınır.Bazı&nbsp; yatırlarımızda&nbsp; kesilen&nbsp; kurbanları&nbsp;&nbsp; tığlama&nbsp; yerleri&nbsp; bulunmaktadır. Bu gibi&nbsp; yerleri&nbsp; olan&nbsp; yatırlarımızda&nbsp; tığlanan kurbanlar yatıra ziyaret e gelenlere dağıtılır. Yatırlara&nbsp; boş&nbsp; elle&nbsp; gidilmemektedir.Kurban&nbsp; kesemiyen&nbsp; kişi&nbsp; hi&ccedil;&nbsp; olmasa&nbsp; bir iki&nbsp; horoz&nbsp; g&ouml;t&uuml;r&uuml;p&nbsp; kesmektedir. &Ccedil;erağlar&nbsp; bırakılır.Bunlar&nbsp; bakıcıları&nbsp; tarafından&nbsp; yatıra&nbsp; belli&nbsp; geceler&nbsp; yakılır.Ayrıca&nbsp; yatırlarımıza&nbsp; gen&ccedil;&nbsp; kızlarımız&nbsp; ve kadınlarımızca&nbsp; el işi&nbsp; işlemeler&nbsp; bırakılmaktadır.Bunlar&nbsp; yatırın duvarlarına&nbsp; asılmaktadır. Ayrıca&nbsp; dilek&nbsp; diliyenler&nbsp; yatırın&nbsp; &uuml;zerine ,havlu&nbsp; ,&ccedil;enber, grep gibi&nbsp; bazı&nbsp; eşyalar&nbsp; bırakılmaktadır.<br /> Bunlar&nbsp; yatırın&nbsp; g&ouml;revlisi&nbsp; tarafından&nbsp; belli zamanda toplanıp k&ouml;y&nbsp; kızlarının&nbsp; &ccedil;eyizlerine&nbsp; koyması&nbsp; i&ccedil;in dağıtılıyormış.Yatırların&nbsp; bazı&nbsp; dertlere&nbsp; dileklere&nbsp; &ccedil;are olduğuna&nbsp; inanılır.&nbsp; Adaklar kesilmesi&nbsp; halinde,&nbsp; kurban&nbsp; kanı adak sahibinin alnına s&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; g&ouml;r&uuml;lmektedir. Bazı&nbsp; yatırların&nbsp; &uuml;zerindeki toprağına&nbsp; eli&nbsp; ile&nbsp; karıştırp eline&nbsp; ge&ccedil;en&nbsp; nesneye&nbsp; g&ouml;re yorumlar&nbsp; yapılmaktadır.Bazı yatırlarda ise&nbsp; yatırın&nbsp; yanında&nbsp; k&uuml;&ccedil;&uuml;k&nbsp; kiremit&ccedil;ikler&nbsp; ile&nbsp; &uuml;st &uuml;ste&nbsp; dizerek&nbsp; dilekler&nbsp; tutulmaktadır.. Her yatırın&nbsp; halk&nbsp; arasında anlatıla gelen bazı kerametleri vardır. Bir&nbsp; evliyanın birden&nbsp; fazla&nbsp; yerde nazarlaması bulunmaktadır.&nbsp; Evliyaların yattıkları&nbsp; yerde değil anıldıkları&nbsp; inanıldıkları yerde yaşar&nbsp; inancı&nbsp; ile var olmaktadır.<br /> Trakya&rsquo;da belli zamanlarda&nbsp;&nbsp; en &ccedil;ok ziyaret edilen&nbsp;&nbsp; kurbanlar kesilen yatırlarımız şunlardır. Kırklareli ili Kofcağız il&ccedil;esine Bağlı Top&ccedil;ular K&ouml;y&uuml;nde MAHMUT TOP&Ccedil;UBaba,yine aynı il&ccedil;enin Ahmetler k&ouml;y&uuml;nde&nbsp; G&Uuml;L Baba nazarlaması,yine Kırklreli ilinin Babaeski il&ccedil;esine bağlı Mutlu k&ouml;ydeki&nbsp; BOLCA ANA ,,Tekirdağ&rsquo;ın Muratlı il&ccedil;esine bağlı Aydın k&ouml;y&uuml;nde&nbsp; SEYYİD ALİ SULTAN&nbsp; nazarlaması, YAYLA&nbsp; şenlikleri&nbsp; Edirne&rsquo;nin Yenik&ouml;yde&nbsp;&nbsp; yapılmaktadır.Yayla şenliklerinde&nbsp; asıl tekkesi ve yatırı Yunanistan&rsquo;ın Dimetoka da bulunan SEYYİD Ali SULTAN &lsquo; kurbanlar&nbsp; KESİLMEKTEDİR.<br /> Kaynak eserler</p>
<p> 1.Bedri Noyan .Manzum Kur&rsquo;anı kerim.<br /> 2.Nazif Kara&ccedil;am.Efsaneden ger&ccedil;eğe Kırklareli.<br /> 3.Şerif Baysalan.Hayrabolu tarihi.<br /> 4.Abd&uuml;lkadir İnan .Tarihte ve bug&uuml;n Şamanizm&nbsp; araşt.Syf.6.<br /> 5.Hamide demirel.T&uuml;rk destanlarında ,g&uuml;zellik,destan,masal,vedin unsurları. Syf.87.</p>
<p> Kaynak kişiler.<br /> Mehmet Serez.1929.Tekirdağ.Lise.<br /> Mehmet Şilli.1951.SarıPolat.Malkara/T.Dağ Tıp fak&uuml;ltesi.<br /> S&uuml;leyman Viraca.1947.Erikler./Kırklareli..&Ouml;ğretmen.</p>
<p> 9.BAYRAMLARDA&nbsp; KESİLEN&nbsp; KURBANLARIMIZ.</p>
<p> Kurban&nbsp; bayramında&nbsp; hali&nbsp; vakti&nbsp; iyşi&nbsp; olanlar&nbsp; her&nbsp; yıl&nbsp; birkurban&nbsp; kesmiye&nbsp; &ccedil;alışır lar.&Ccedil;iğ&nbsp; olarak&nbsp; konu&nbsp; komşuya&nbsp; dağıtırlar.Genelde&nbsp; eskiden&nbsp; kurbanların&nbsp; en&nbsp; yakın&nbsp; bir yatırda&nbsp;&nbsp;&nbsp; kesildiği&nbsp; s&ouml;ylenmektedir.Bu g&uuml;nde&nbsp; bu&nbsp; uygulama yapılmakla<br /> beraber&nbsp; hayli&nbsp; azalma g&ouml;r&uuml;lmektedir.Kurban derileri&nbsp; hayır&nbsp; kurumu olan T&uuml;rk Hava&nbsp; Kurumuna&nbsp; makbuz karşılığı&nbsp; muhtarlıklarca&nbsp; verilmektedir.</p>
<p> 10.DİĞER&nbsp; KURBANLARIMIZ.</p>
<p> Kurbanlar&nbsp; genelde&nbsp; bir&nbsp; amacı&nbsp; ve&nbsp; inancı&nbsp; yaşatır.Bir&nbsp; ev&nbsp; yapılırken&nbsp; ,temeline&nbsp; mutlaka&nbsp; bir kurban&nbsp; kesilir. Trakt&ouml;r ve benzeri&nbsp; ara&ccedil;&nbsp; alınırkende sağ &ouml;n&nbsp; tekerliğine kurban kesilir.<br /> Bu yazımız Nefes dergisinde 1996 yılında 33.sayısında yayımlanmıştı.&Ouml;z&uuml;ne sadık kalınarak&nbsp; genişletilerek ilaveler&nbsp; yapılmıştır.<br /> Bu &ccedil;alışmamız&nbsp; daha genişletilerek K&Uuml;LT&Uuml;R BAKANLIĞINA&nbsp; basım i&ccedil;in kurula g&ouml;nderilmiştir.</p>
<p> Kaynak: www.refikengin.com</p>
<p> ____</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.kizildelisultan.com/kurban/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>ALEVİLİK TE KURBAN TÖRENİ</title>
		<link>https://www.kizildelisultan.com/alevylyk-te-kurban-toreny/</link>
				<comments>https://www.kizildelisultan.com/alevylyk-te-kurban-toreny/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 16 Dec 2007 10:34:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Administrator]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[KURBAN BAYRAMI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.kizildelisultan.com/wp/alevylyk-te-kurban-toreny/</guid>
				<description><![CDATA[ALEVİLİK&#8217;TE KURBAN T&#214;RENİ KURBANIN YERİ ve TANIMI Ali Duran G&#252;l&#231;i&#231;ek Tanrı-İnsan-Doğa sevgisine ve birliğine dayanan Alevilik&#8217;te asıl kurban, nefsini tığlamaktır; &#8222;canım kurban, tenim terc&#252;man&#34; diyerek Mansur d&#226;rında ikrar verip ikrarında durmaktır; İlim ve irfanla olgunlaşıp erenler yolunda el ele, el Hakk&#8217;a meydana gelmektir. Alevilik&#8217;te Tanrı&#8217;ya yaklaşmanın en g&#252;zel yolu, sevgiden, g&#252;zellikten, doğruluktan, iyilikten, yani k&#226;mil ...]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p> ALEVİLİK&#8217;TE KURBAN T&Ouml;RENİ  </p>
<p> KURBANIN YERİ ve TANIMI  </p>
<p> Ali Duran G&uuml;l&ccedil;i&ccedil;ek  </p>
<p> Tanrı-İnsan-Doğa sevgisine ve birliğine dayanan Alevilik&#8217;te asıl kurban, nefsini tığlamaktır; &bdquo;canım kurban, tenim terc&uuml;man&quot; diyerek Mansur d&acirc;rında ikrar verip ikrarında durmaktır; İlim ve irfanla olgunlaşıp erenler yolunda el ele, el Hakk&#8217;a meydana gelmektir. Alevilik&#8217;te Tanrı&#8217;ya yaklaşmanın en g&uuml;zel yolu, sevgiden, g&uuml;zellikten, doğruluktan, iyilikten, yani k&acirc;mil (olgun, yetkin) insan olmaktan ge&ccedil;er.  </p>
<p> İbranice &quot;korb&acirc;n&quot; s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml;nden, Aramice yoluyla Arap&ccedil;aya ge&ccedil;en &quot;kurban&quot;, s&ouml;zc&uuml;k anlamıyla &quot;yakın olma, yakınlaşma &quot; demektir. Genel anlamıyla, Tanrı&#8217;ya m&acirc;nen yaklaşmak, yakınlık g&ouml;stermek i&ccedil;in sunulan ve vasıta kılınan şey; kurban, adak.  </p>
<p> Kurban olayı, tek Tanrılı dinlerden &ouml;nceki &ccedil;ok Tanrılı dinler d&ouml;neminde de vardı. Bu olay, ta Paleolotik (Taş devri) d&ouml;nemine dek dayanır. İnsanlar, kendilerini k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden, k&ouml;t&uuml; ruhlardan, doğal affetlerden korumak i&ccedil;in korktukları ve korktukları i&ccedil;in de tanrısallaştırdıkları doğa g&uuml;&ccedil;lerine, Tanrılara ve Tanrı&ccedil;alara kurbanlar, adaklar sunarlardı. Korunma, zarara uğramama, sağlığına kavuşma, dilek ve isteklerinin yerine getirilmesi, evine bereket ve bolluğun girmesi gibi &ccedil;eşitli vesilelerle sunulan kurbanlar, kanlı ve kansız kurbanlar olarak ikiye ayrılırdı.  </p>
<p> Kanlı kurbanlar, insan, hayvan (sığır, koyun, ke&ccedil;i, deve, at, tavuk, horoz&#8230;) ve balık etinden; Kansız kurbanlar ise genellikle tahıl &uuml;r&uuml;nlerinden, ayrıca &uuml;z&uuml;m, ceviz, zeytin, s&uuml;t, yağ, şarap gibi &uuml;r&uuml;nlerden yapılırdı.  </p>
<p> G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de bu t&uuml;r kansız kurbanlar halen yapılmaktadır. &Ouml;rneğin Anadolu&#8217;da, &ouml;zellikle Alevi toplumunda, maddi durumu yerinde olmayan ailelerde kanlı kurbanlar yerine genellikle helva, &Acirc;ş&ucirc;re, kuru yemiş ve k&ouml;mbe gibi &ccedil;eşitli yiyecek maddeleri adak olarak sunulur; ziyaretlere gidilir, &ouml;l&uuml;lerin ruhuna lokma &ccedil;ıkartılır vs.  </p>
<p> Tarihi kaynaklara g&ouml;re, Tek Tanrı incının temel ilkelerini koyan; Allah&#8217;ı birleyen, kendini Allah&#8217;a veren ve Allah&#8217;a eş koşmayan İbrahim Peygamber&#8217;in (Halilullah&#8217;ın, İ.&Ouml;. 1263), g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; r&uuml;ya &uuml;zerine, Tanrı&#8217;nın emriyle Kur&#8217;&acirc;n&#8217;a g&ouml;re oğlu İsmail&#8217;i, İncil ve Tevrat&#8217;a g&ouml;re İshak&#8217;ı kurban ederken, Tanrı tarafından, bunun sadece bir sınama olduğunu ve bu vesileyle kendisine kurban edilmek &uuml;zere bir ko&ccedil; g&ouml;nderilmesiyle birlikte, bundan b&ouml;yle insanlar kurban edilmekten kurtuldu. Hıristiyanlıkta ise, İsa Peygamberin, insanları g&uuml;nahlardan arındırmak ve Tanrısal birliği g&uuml;&ccedil;lendirmek i&ccedil;in kendisini kurban etmesiyle birlikte, kanlı kurban olayı ortadan kalktı. Bu nedenle Hıristiyanlık&#8217;ta kurban &quot;kudas&quot; yani &acirc;yin esnasında şaraba bastırılmış ekmek anlamına gelmektedir. Şarap, Hz. İsa&#8217;nın kanını, ekmek ise bedenini simgeler. B&ouml;ylece diğer dinlerde insanlar kurban veya dini merasimler yoluyla Tanrı&#8217;ya yaklaşırken, Hıristiyanlık&#8217;ta Hz. İsa vasıtasıyla yaklaşır.  </p>
<p> Yahudilik&#8217;te kurban, bir Tanrı buyruğudur, İsl&acirc;miyet&#8217;te ise Peygamber Hz. Muhammed tarafından da yapıldığı i&ccedil;in, yapılması gereken bir vecibedir (gerekliliktir). Hanefi Mezhebine g&ouml;re vacib, Şafii ve Maliki mezheblerine g&ouml;re ise s&uuml;nnettir.  </p>
<p> Kameri takvimine g&ouml;re Zilhicce ayının 10&#8217;dan 13&#8217;&uuml;ne kadar devam eden Kurban Bayramı&#8217;na Arap&ccedil;ada&nbsp; &quot;İd-i adh&acirc;&quot;, &quot;id al-azh&acirc;&quot; veya b&uuml;y&uuml;k bayram anlamında &quot;id al-Kebir&quot; denir. Ramazan (şeker) bayramına, &quot;id al-fitr&quot;, ulusal bayramlara &quot;id al-milli&quot; denir. Arap&ccedil;a &quot;zabh, zabih, zabiha&quot; veya &quot;nahr&quot; s&ouml;zc&uuml;kleri ise boğazlama, kesme anlamında kullanılır.  </p>
<p> G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yiyeceklerin aşırı derecede israf edildiği ve hatta&nbsp; &ccedil;&ouml;plere atıldığı gelişmiş &uuml;lkelerde, Alevilerin bir kısmı, inan&ccedil;ları ve yaşam felsefeleri gereğince&nbsp; kanlı kurbanlar (hayvan kesmek, kan akıtmak) yerine, daha &ccedil;ok kansız kurbanları (helva, b&ouml;rek, &ccedil;&ouml;rek, &Acirc;ş&ucirc;re aşı, k&ouml;mbe vs.) tercih etmektedirler. Ayrıca bazı kimseler kurban kesme yerine, bu parayı fakir, hasta ve kimsesiz insanlara g&ouml;ndermektedirler; bazıları okul ve cemevi (k&uuml;lt&uuml;r evi) gibi toplumsal hizmet alanlarına destek vermektedir; kimileri de kurban parasıyla, doğanın korunmasına ve yeşillenmesine katkıda bulunmak i&ccedil;in, k&ouml;y&uuml;nde veya mahallesinde ağa&ccedil; diktirmektedir. Tanrı-İnsan-Doğa sevgisine dayanan Alevi &ouml;ğretisine ve h&uuml;manist yaşam felsefesine uyan en g&uuml;zel uygulama da bu olsa gerektir.  </p>
<p> Sonra g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde, &ouml;zellikle gelişmiş sanayi &uuml;lkelerinde et yemiyenlerin (vejetaryenlerin) sayısı gittik&ccedil;e &ccedil;oğalmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalara g&ouml;re insan, et yemeden de sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşayabilir ve v&uuml;cut i&ccedil;in gerekli olan temel protein birimlerini ve vitaminleri bitkilerden (sebze ve meyvelerden) de sağlayabilir. Vejetaryenlik d&uuml;ş&uuml;ncesi Antik Yunan felsefesine kadar dayanır.Sokrates, Platon, Pythagoras, Orpheus gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler, ta o d&ouml;nemlerde kanlı kurban olayına karşı &ccedil;ıkarlar. Sokrates&#8217;e g&ouml;re, kurban, adak olayı, Tanrı inancıyla bağdaşmayan şekilci bir davranıştır. İnan&ccedil;ta asıl ama&ccedil;, &ouml;ze inmektir, i&ccedil;e y&ouml;nelmektir; g&ouml;sterişten uzak durmaktır. Platon&#8217;a g&ouml;re, kurban ve adak olayı, ticari bir anlayışın ifadesidir (ben sana veririm, sen de bana ver gibi).  </p>
<p> Vejetaryenlikten ama&ccedil;: &Yuml; İnsanlar gibi, her t&uuml;rl&uuml; canlı varlığa ve hayvanlara karşı&nbsp; duyulan saygı. &Uuml;nl&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r Voltaire, bunu ş&ouml;yle a&ccedil;ıklamaktadır: Hayvanlar konuşabilseydi, onları kesip yemeye cesaret eder miydik! &Yuml; Sağlık nedenleriyle (et yemiyenlerin, et yiyenlere oranla daha sağlıklı olduklarına dair yapılan tespitler); &Yuml;&nbsp; Hayvanlara verilen antibiyotikler ve hormonlar sonucu etlerin hastalıklı olması; &Yuml; Etli yiyeceklerin pahalı olması (insanın dar bir b&uuml;t&ccedil;eyle bile vejeteryan olarak sağlıklı beslenebilmesi) gibi daha bir&ccedil;ok nedenler&#8230;[1]  </p>
<p> Aşağıdaki deyişte de ifade edildiği gibi Alevilik-Bektaşilik&#8217;te asıl kurban nefsini tığlamaktır; nefis d&uuml;şmanını yok etmektir:  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evvel eşiğine koydum başımı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aldılar i&ccedil;eri d&ouml;kt&uuml;m yaşımı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Erenler yolunda g&ouml;r savaşımı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Uuml;ry&acirc;n p&uuml;ry&acirc;n olup meydana geldim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ol demde uyandı b&acirc;tın &ccedil;erağı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Rehberim boynuma bend etti bağı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; D&ouml;rt adım ileri attım ayağı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ko&ccedil; kurban dediler inana geldim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; D&ouml;rt kapıda selam verdim aldılar  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pirim huzuruna yedip geldiler  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; El ele el Hakk&#8217;a olsun dediler  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hen&uuml;z masum olup meydana geldim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pirim kulağıma eyledi telkin  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şah-ı Vel&acirc;yet&#8217;e olmuşum yakin  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mezhebim Cafer-&uuml;s Sadık- &uuml;l metin  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah dost eyvallah pirane geldim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Y&uuml;z&uuml;m yerde &ouml;z&uuml;m darda durmuşum  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed Ali&#8217;ye ikrar vermişim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sek&acirc;h&uuml;m şerbetin anda g&ouml;rm&uuml;ş&uuml;m  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İ&ccedil;ip kana kana mest&acirc;ne geldim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yolumuz Oniki İmama &ccedil;ıkar  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; M&uuml;rşidim Muhammed Ahmed-i Muhtar  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Rehberim Ali&#8217;dir s&acirc;hib-i Z&uuml;lfik&acirc;r  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kulundur Ş&acirc;hi&#8217;ya div&acirc;ne geldim.  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; (D&uuml;vazdeh-i İmam)  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her sabah, her seher &ouml;t&uuml;ş&uuml;r kuşlar  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; B&uuml;lb&uuml;ller g&uuml;l i&ccedil;in fig&acirc;na başlar  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kısmetimiz kalbimizde buluna  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Veysel-Karan(i) gitti Yemen iline  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arıyız u&ccedil;arız kudret balına  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Biz &ccedil;ekelim imamların yasını  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşit ger&ccedil;ek erenlerin sesini  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Hasan i&ccedil;ti ağu tasını  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Acirc;rif olan eleklerden elendi  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Talib olan Hak yoluna dolandı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şah H&uuml;seyin al kanlara bulandı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Zeynel paralandı b&ouml;l&uuml;nd&uuml;  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed B&acirc;kır&#8217;a secde kılındı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; C&acirc;fer-i S&acirc;dık&#8217;a erk&acirc;n &ccedil;alındı  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; G&ouml;n&uuml;l kuşun kalb evinde yuvası  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Serimize &ccedil;&ouml;kt&uuml; Şah&#8217;ın hevası  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam K&acirc;zım Musa, Rıza duası  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şah Taki ve Naki nur olub gitti  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hasan-&uuml;l Askeri pir olub gitti  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mehdi mağarada sır olub gitti  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kamber, Selman, Fatma durdu duaya  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şahriban ağladı, bindi deveye  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İsa kahreyledi &ccedil;ıktı havaya  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; D&ouml;rt kitap yazıldı d&ouml;rt dine d&uuml;şt&uuml;  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kur&#8217;&acirc;n Muhammed&#8217;in virdine d&uuml;şt&uuml;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kul Himmet Pir&#8217;inin derdine d&uuml;şt&uuml;  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah bir Muhammed Ali diyerek.  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; MUHAMMED ALİ&#8217;YE İNDİ BU KURBAN  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Akıl ermez yaradanın sırrına  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed Ali&#8217;ye indi bu kurban  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurban olam kudretinin nuruna  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hasan, H&uuml;seyin&#8217;e indi bu kurban  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ol İmam Zeynel&#8217;in destinde idim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed B&acirc;kır&#8217;ın dostunda idim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cafer-i Sadık&#8217;ın postunda idim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Musa&#8217; K&acirc;zım, Rıza&#8217;ya indi bu kurban  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed Taki&#8217;nin nurunda idim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ali-y&uuml;n Naki&#8217;nin sırrında idim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hasan-&uuml;l Askeri&#8217;nin d&acirc;rında idim  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed Mehdi&#8217;ye indi bu kurban  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aslı Şah-ı Merdan g&uuml;ruhu Naci  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hakikata bağlı bu yolun ucu  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Senede bir kurban talibin borcu  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed Mustafa&#8217;ya indi bu kurban  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tarikatten hakikate ereler  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cennet-i &acirc;l&acirc;ya h&uuml;lle sereler  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muhammed Ali&#8217;nin y&uuml;z&uuml;n&nbsp; g&ouml;reler  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Erenler aşkına indi bu kurban  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şah Hatayi&#8217;m eder bilir mi her can  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurbanın &uuml;st&uuml;ne y&uuml;r&uuml;d&uuml; erk&acirc;n  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tırnağı tesbihtir, kanı da mercan  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oniki İmam&#8217;a indi bu kurban.  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KURBAN G&Uuml;LBENGİ  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bism-i Şah Allah Allah!..  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurbanımız kabul, muradımız h&acirc;sıl ola!  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evimiz, ocağımız şen, kısmetimiz g&uuml;r ola!..  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Lokmalarımız Hak derg&acirc;hına yazıla!  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her kazaya kalkan, her bel&acirc;ya bek&ccedil;i ola!..  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Uuml;&ccedil;lerin, Beşlerin, Kırkların,&nbsp;  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oniki İmamların, Ond&ouml;rt Masum-u P&acirc;kların,  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Onyedi Kemerbestlerin şefaatından mahrum eylemeye!..  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şah-ı Merdan yardımcımız, Hz. Pir g&ouml;zc&uuml;n&uuml;z ola!  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ger&ccedil;eğe h&ucirc;, m&uuml;mine ya Ali!..  </p>
<p> &nbsp; </p>
<p> &nbsp; </p>
<p> SOFRA G&Uuml;LBENGİ I  </p>
<p> Bism-i Şah Allah Allah!..  </p>
<p> Nimmeti Celil, bereketi Halil, şefaatı Resul, inayeti Ali, himmeti Veli ola!.. Bu gitti ganisi gele, Hak-Muhammed-Ali bereketini vere!.. Arta eksilmeye, taşıp d&ouml;k&uuml;lmeye! &Uuml;&ccedil;lerin, Beşlerin, Yedilerin, Oniki İmamların, Ond&ouml;rt Masum-u P&acirc;kların, Onyedi Kemerbestlerin, Kırkların, Rical-&uuml;l Gayb Erenlerin derg&acirc;hına yazıla!.. Her kazaya kalkan, her belaya bek&ccedil;i ola! Yiyip yedirenlere, pişirip getirenlere nur-i iman, aşk-ı şevk ola!.. Lokma sahipleri lokmalarından şefaat bula; evleri, ocakları şen, kısmetleri g&uuml;r ola! Her neye niyet ettiyseniz, Allah kabul eyleye!..  </p>
<p> Hak saklıya, Hızır bekleye! Ger&ccedil;eğe h&ucirc;, m&uuml;mine ya Ali!..  </p>
<p> SOFRA G&Uuml;LBENGİ II  </p>
<p> Şeperi şepber[2] m&uuml;rşid-i rehber, sundular kevser,  </p>
<p> Elhamd&uuml;lill&acirc;h!  </p>
<p> Sofra Ali&#8217;nin, himmet Veli&#8217;nin, ş&ouml;hret dinin,  </p>
<p> Elhamd&uuml;lill&acirc;h!  </p>
<p> Muhammed g&uuml;nd&uuml;r, Pirim b&uuml;lb&uuml;ld&uuml;r, c&uuml;mlemiz kuldur  </p>
<p> Elhamd&uuml;lill&acirc;h!  </p>
<p> Haktır Muhammed, olmuşuz &uuml;mmet, bulmuşuz rifat  </p>
<p> Elhamd&uuml;lill&acirc;h!  </p>
<p> Haşim&#8217;in zikri, elfakri fakri, bu demin ş&uuml;kr&uuml;  </p>
<p> Elhamd&uuml;lill&acirc;h!  </p>
<p> Nuru nebi, keremi İmam Ali, Pirimiz H&uuml;nk&acirc;r Hacı Bektaş Veli, ger&ccedil;ekler demine h&ucirc; diyeli h&ucirc;!..  </p>
<p> SOFRA G&Uuml;LBENGİ III  </p>
<p> Nimet-i Celilullah, bereket-i Halilullah, yediğimiz nimetler nur, i&ccedil;tiğimiz sular tahur ola; ocaklarımız mamur, g&ouml;nl&uuml;m&uuml;z p&uuml;r nur ola; soframız, Kamber&#8217;in sofrası ola, Hak-Muhammed-Ali bereketini vere!.. Ger&ccedil;eğe h&ucirc;, m&uuml;mine ya Ali&#8230;  </p>
<p> SOFRA G&Uuml;LBENGİ&nbsp;&nbsp; IV  </p>
<p> Bismişah, Allah Allah!&#8230;  </p>
<p> Soframız dolu ola, kısmetimiz bol ola, yardımcımız Hak Muhammed Ali, Pirimiz H&uuml;nk&acirc;r Hacı Bektaş Veli ola, ger&ccedil;eğin demine, devranına h&ucirc; diyelim h&ucirc;&#8230;  </p>
<p> SOFRA G&Uuml;LBENGİ&nbsp; V  </p>
<p> Bismişah Allah Allah  </p>
<p> Evvel Allah diyelim, k&acirc;dim Allah diyelim, her dem Allah diyelim, indi Ali sofrası, ya Şah diyelim, Şah versin biz yiyelim. Dem-i Pir, Kerem-i Evliya, ger&ccedil;eğe h&ucirc;, m&uuml;mine ya Ali&#8230;[3]  </p>
<p> Bu makale kısaltılmış şekliyle Ali Duran G&uuml;l&ccedil;i&ccedil;ek&#8217;in Alevilik (Bektaşilik, Kızılbaşlık) ve Onlara Yakın İnan&ccedil;lar, adlı yapıtından alınmıştır.  </p>
<p> İstanbul/K&ouml;ln 2004, 2. Cilt, s. 690-698.  </p>
<p> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  </p>
<p> &nbsp; </p>
<p> &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;  </p>
<p> [1]Vejeteryanların tercih ettiği başlıca besin maddeleri: Kabuğu alınmamış (siyah) buğday ekmeği, akdarı, arpa, mısır, bur&ccedil;ak ve yulaf gibi tahıl &uuml;r&uuml;nleri; &ccedil;imlendi-rilmiş buğday, kabak &ccedil;ekirdeği, ay&ccedil;i&ccedil;eği, kavrulmuş amerikan fıstığı, siyah pirin&ccedil; gibi bol protein sağlayan besin &uuml;r&uuml;nleri; ayrıca soya fasulyesi, ıspanak, patates ve pırasa gibi sebzeli yemek &ccedil;eşitleri&#8230; Vejetaryenler de kendi aralarında &uuml;&ccedil; gruba ayrılırlar:  </p>
<p> 1. Veganlar veya vejetaryenler: Bu grupta olanlar yalnız hayvanların etlerini değil, s&uuml;t, yağ, peynir gibi hayvansal &uuml;r&uuml;nleri de yemezler.  </p>
<p> 2. Lakto Vejetaryenler: Et dışındaki hayvansal &uuml;r&uuml;nleri yerler, ama canlıların &uuml;remesini sağlayan tohumu taşıdıklarından yumurtayı yemezler.  </p>
<p> 3. Ovo-Lakto Vejetaryenler: Bu gruptakiler sadece et yemezler; yumurta da dahil, diğer hayvansal &uuml;r&uuml;nleri yerler.  </p>
<p> [2] Şeperi şepber, Harun&#8217;un oğlu olup, Hasan ve H&uuml;seyin anlamında kullanılır.  </p>
<p> [3] K&acirc;zım Baba&#8217;nın nutkundan. (KOCA, Ş. 1999: 90)  </p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.kizildelisultan.com/alevylyk-te-kurban-toreny/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
