YAZARLAR

ZUHURUNDA PUTLARIN YIKILMASI

1-  Hazret-i Câbir bin Abdüllah “radıyallahü teâlâ anh” tan nakledilmiştir:  Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve âlihi ve sellem” hazretlerinden, Alî bin Ebî Tâlib (as)’in doğumundan soruldu. Buyurdu ki: “Doğan evlâdın iyiliğinden sorunuz. Allahü teâlâ ve tekaddes hazretleri, Alî “kerremallahü vecheh” ile beni aynı nûrdan yarattı. Her ikimiz bir nûrdanız. Gökleri ref’ etmeden evvel ve yerleri sermeden  önce, bizi yarattı. Biz, ... Devamını Oku »

Mevlana’nın Gözünde Hz. Ali

Herkese Acıyan Merhametli Tanrının İsmiyle Başlıyorum. Na’ti  Hz. Hz. Ali aleyhisselam O açiklayici imam, o Tanri velisi safa ehlinin vücut günesidir.Yerde, gökte, mekânda, zamanda Hakla duran o imamin zati, iç ve dis temizligiyle vasiflanmak vaciptir. Çünkü küfürden,ikiyüzlülükten kurtulmustur, temizdir… Onun konagi birlik âlemidir. Dünyevî ve beserî sifatlardan disaridir.  O, insanin hakikati ve cani gibiydi. Her sey fânidir, fakat can yasar, ... Devamını Oku »

Hz. Ali’nin Faziletleri

Hz Ali söyle buyuruyor: "Vahyin ve risaletin nurunu görür, nübüvvetinin kokusunu duyardim." O’na (Hz.Muhammede) vahiy geldigi zaman, seytanin feryadini duydum da “Ya Resulullah! Bu feryat nedir?”dedim. “Bu kendisine kulluk edilmesinden ümidi kesen seytandir. Benim duydugumu duyuyor; gördügümü görüyorsun. Ancak sen nebi deðilsin; vezirsin ve hayir üzeresin” dedi” “Ben Peygambere bir þey sorunca beni bilgilendiriyordu. Ben sessiz kalinca da O konusmaya ... Devamını Oku »

BAĞDAT ALİMLERİ KONFERANSI

TAKDIM         Şimdi size tarihte yaşamış bir büyük kahramandan ve onun Ehlibeyti'ni oluşturan kahramanlar zincirinden bah- sedeceğim. Lakin tarih beni yalanlayacak. Çünkü tarih genellikle nurlu Ehlibeyt zincirinin halkalarını oluşturan, çağlanın hakikat ölçülerini katledenler tarafından kaleme alınmıştır. Tarih yazanlar tarih yapanlara sadık kalma- mışlardır. Bir dehanın dediği gibi, "Tarih yazan, yapana sadık kalmalıdır. Eğer tarih yazan, yapana sadık kalmaz- sa, değişmeyen ... Devamını Oku »

EBU BEKİR VE ÖMER HAKKINDA UYDURUK HADİSLER

Me'mun, kızını İmam Cevvâd ile evlendirdikten sonra; Me'mun, İmam, Yahya ve birçok kişinin bulunduğu bir toplantıda Yahya, İmam Cevvâd (as)'a dedi ki: Rivayet edilir ki: Bir gün Cebrail, peygamber (saa)'in huzuruna gelerek: Ya Muhammed! dedi. Allah size selamını iletiyor ve: "Ben Ebu Bekir'den razıyım, ona sor; o da benden razı mı?" buyuruyor. Bu konuda sizin görüşünüz nedir? İmam (as) buyurdu ... Devamını Oku »

Hz. Muhammed’in Doğum Günü ve Eseri Olan Rıza Şehri

Değerli Muhabbet Ehline ..! Alevilerin inandığı tarih kaynaklarına göre Hz. Muhammed, 20 Nisan 571 tarihinde dünyaya gelmiştir. Başka bir deyimle Alevilerin büyük çoğunluğu Hz. Muhammed’in doğum günü olarak bu tarihi esas alır. Hicri tarih sonradan oluştuğu için Aleviler Hz. Muhammed’in doğumunu Hicri tarihe uyarlama ihtiyacı duymamışlardır. Hz. Muhammed’in doğum tarihinin bu gün olarak kabul edilmesi, inancın temel ilkesi olan 4 ... Devamını Oku »

Erenlerin Hikmetleri

Ali Kaykı Aleviliğin temeli, varlık alemi ve varlık aleminin birliği, bu birliğinde ki gerçeğinin anlaşilması- bilinmesi üzerine kurulmuştur. Yani, var olan her nesneyi olduğu gibi kabul eder fakat kabuğunda-dış yüzeyinde oyalanmayarak, gerçek anlamda ilgi alanı olan ÖZ‘e-ÖZÜ’ne yönelir. Varlığın gerçeğinin sıfatında değil, özünde olduğunu savunur ve öz belirleyicidir der. ZAT kendini gösterebilmesi için SIFAT’a bürünmek zorunda kalmıştır, Zat’ı sıfatsız görebilmek ... Devamını Oku »

Canımın Canı Nur Yüzlü Dedem,

Güzel sevgili ile kucaklaştığın günden bu güne değin çeyrek yüzyıl çoktan geçti. Seni son günlerde daha çok andığım için beni bağışla! Oysa sen her günümü seninle, senin sevdiklerinle yaşamamı isterdin. Çünkü sen her gününü elinden geldiğince dolu dolu bizlerle yaşamak istemiş ve bunu çok keresinde de başarmıştın. Muhabbetine hiçbir zaman doyamadım. Kesikbaşin öyküsünü olsun, Hayber Kalesinin fethini olsun! Kimbilir kaç ... Devamını Oku »

Var mıdır, yok mudur?

Ali Kaykı Bazı şeyleri anlayabilmek için kendimizin ve bilgimizin bir sürü aşamalardan geçmesi gerekiyor. Anladığımızı, bildiğimizi sandığımız çok şeyi gerçekten sandığımız kadar biliyormuyuz? Varlık, acaba sadece bizim bilgimiz dahilinde mi vardır? Yani, bildiğimiz gördüğümüz nesneleri var, bilmediğimiz görmediğimiz nesneleri de yok mu kabul etmeliyiz? Ya da yok kabul ettiğimiz şeyler bilmediğimizden ötürü mü yoktur? Yoksa, gerçekten olmadığı için mi bilmiyoruz? ... Devamını Oku »

Döndün mü benden yüzü dönesi

Döndün mü benden yüzü dönesi Döndün mü benden yüzü dönesi Verdiğin ikrara saldım ben seni İkrarı boynuna kemend olası Verdiğin ikrara saldım ben seni İkrar verdim ikrarımı güderim İkrarsız insanı ya ben niderim Varır bir ikrarlıya şefaat ederim Verdiğin ikrara saldım ben seni Pir Sultan Abdal'ım ahirim aman Münkirin gönlünden gitmesin güman Şefaat etmesin oniki imam Verdiğin ikrara saldım ben ... Devamını Oku »