SOFTA MI DOMUZ, DOMUZ MU SOFTA?
Softası bol köyde cami hep dolar
Beş vaktini herkes şaşmadan kılar
Kahvede köyodasında meydanda
Sohbetleri hep din iman hakkında
Boş söz dedikodu eskiye özlem
Efsane masal yok yeniye gözlem
Bir yandan yatar kalkar zikrederler
Öbür yandan domuzluklar ederler
Baba Erenler onlara çok kızardı
“Softa domuzlar” diye çağırırdı
Birbirlerinin kuyusun kazarlar
Bahçede tarlada sınır atarlar
Bağlara bostana zarar verirler
Sonra yaban domuzu söktü derler
Adım atmazdı gittikleri camiye
Softa domuzlar kirletmiş diye
Bu nedenle camiye bakmaz bile
Önünden geçerdi hep aceleyle
Bir gün gördü orda bir kalabalık
Toplanmışlar ederler şaklabanlık
Namaz vakti ha geldi ha gelecek
Bu cemaat gülecek eğlenecek
Olur şey değildi namaz saatı
Herkesin asık dururdu suratı
Baba Erenler dayanamadı baktı
Kulağına bazı sözler çarpmıştı
“Eti yenmez gönünden çarık olmaz
Kuran yasaklamış eve konulmaz”
“Mekruhtur tarlalara bile sıçsa
Sebze tahıl haram olur bulaşsa”
“Vura vura çıkaralım camiden
Hem öldürüp kurtulalım leşinden”
Yaklaştı birine Baba Eenler
“Yahu dedi, şu softalar ne derler?”
“Duymadın mı camiye domuz girmiş”
Dedi adam “keçe kilim pisletmiş”
“Gizlenmiş mimberin altında yatar
Vahşi domuz herkese korku salar”
Baba “demek ki bu domuz çok dindar”
Dedi “neşelensin bizim softalar”
“Softa domuzları ben çok gördüm ya
Rastlamamıştım hiç domuz softaya”
“Ya sizden sayıp alışacaksınız
Ya mekruh camiyi yıkacaksınız”
Yüksek sesle söyleyip uzaklaştı
Derviş Baba bu yergi ne de hoştu
Seyyid Ali Kızıldeli Sultan ve Alevilik >> 12 İmamlar, 4 Kapı 40 Makam

Merhaba değerli canlar,
Emeğinize, yüreğinize sağlık,
Hızır Hak yardımcınız olsun,
Kimi şiirlerini beğendim. Alevilik tarihi ile ilgili araştırma kitabıma düzelterek koymak istiyorum. Rızanız var mı?
Bu düzeltilmiş şiirleri de size gönderiyorum.
Aşkla,
Not:
İleride kısmet olur da gelirsem tekkenize kitaplarından vermek isterim. Sattığınız kitabın parası tekkenize kalsın.
BELLİDİR GİDECEĞİN YER
Kahta kaymakamı çok kurnaz mıydı?
Ortada kalmış bir kararsız mıydı?
Müftüyü dinler ben sendenim der
Baba’yı görünce ona meyleder
Bir türlü ikisin denk getiremez
Karşılıklı söyletip bir dinleyemez
Derkene birgün bu fırsat çıktı
Babadır kahvede gözüne çarptı
Müftüyle birlikte içeri daldı
İbrahim Baba’nın yanına vardı
Çay kahveler derken sohbet de arttı
Kaymakam ortaya sorunu attı
“İbrahim Baba ve Müfti efendi
Her ikinizi de severim” dedi
“Biriniz Alevi biriniz Sünni
Bu Ömer Osman der sen ise Ali”
“Müfti çar-i yari göğe yükseltir
Baba Eylibeyt’e canını verir”
“Herkes inancını savunsun şurda
Söz veriyorum şu huzurunuzda”
“Kazananın elini öpeceğim
Ve hep onun ardından gideceğim”
Müfti efendi dedi ki “ben hazırım
Çar-i yar sahabe verir huzurum”
“Resul gören göze ben inanırım
Muaviye’yi de ashab tanırım”
Bu minval üzere çok sözler etti
Bir kez bile anmadı Ehlibeyti
İbrahim Baba’ysa kızdı köpürdü
Ama bell’etmedi sade öksürdü
Dedi “ne söylerim ben bu adama
Resul’u göreni seviyor ama”
“Hep yanıbaşında evindekini
Fatma Ali Hasan ve Hüseyin’i”
“Yani ev halkını sevip saymıyor
Emevi soyuna saygı duyuyor”
“Benim kaymakamım sana gelince
Söyleyeceklerimi düşün derince”
“Farzet ki Muhammed peygamber sendin
Diyelim kapıdan içeri girdin”
” Masamda Ali’yle kızı torunu
Oynarken bir kaptı kaçtı oyunu”
“Müftünün yanında Bekir’le Osman
Ömer Muaviye Yezit ve Mervan”
“İşte bunca basit senin tercihin
Belli değil midir gidecek yerin”
Müfti hemen kalkıp dışarı çıktı
Herkes arkasından şöyle bir baktı
Kaymakam elini öptü Baba’nın
Talip oldu ona kesti kurbanın
Derviş Baba türabı erenlerin
Gerçeğin demine HÜ diyenlerin.