DERVİŞ BABA’NIN ALEVİ-BEKTAŞİ GÜLMECE EDEBİYATINDAN ŞİİRLEŞTİRDİĞİ ÖRNEKLER

DEM İSTİYORUM

Hernasılsa bir gün camide Baba
Namaz kılmak için geçti ön safa

Eğildi doğruldu baktı sağ sola
İçinden geçen hep hatam varm’ola

Neyse ki farz sünnet tekmili bitti
Arka saftakiler dağıldı gitti

Babanın kendisi hala ordaydı
Kaçamazdı çünkü en ön saftaydı

Önündeki Hoca duaya geçti
Erenler demsizdi bir içi geçti

Ellerini açmış baş yukarıda
Hoca Tanrıya tam yakarıda:

"Allah bize iman din nasip eyle
Ol merhametinden bol ihsan eyle"

Cemaat "Amin!" der her söylenene
Birden bir ışıktır çaktı zihnine

Allahla yapılan bu pazarlıktan
Belki pay çıkardı onca duadan

Elbet içlerinde bir eren vardı
Yüz su hürmetinden yararlanırdı

Başladı içinden dua etmeye
“Allahım bana da dem ver!” demeye

Erenler sessizlik sınırın aştı
Mırıltısı tam Hoca’ya ulaştı

Hoca hırsla döndü ki arkasında
Bektaşi babası dem havasında

Bağırdı “zındık sen ne edersin?
Din iman yerine zıkkım dilersin”

Baba düşündü ki papuç pahalı
Onu linç ettirir bu taş kafalı

Tam yerinde sözler söylemeliydi
Bunlarla öfkeyi önlemeliydi

Dedi “ey cemaat ne var kızacak?
Günahkar olacak hem bağıracak”

“Gitmeyin ardından böyle Hoca’nın
Tanrı kul arasın böyle açanın”

“Adamda iman yok din iman ister
Ve günaha sizi de ortak eder”

“Benim imanım var demim yok idi
Tanrı huzurunda yüzüm ak idi”

“Ondan dem istedim eğer vermezse
Gelmem bu camiye dem göndermezse”

Kimi homurdandı kimi güldüler
Daha da camide hiç görmediler

Derviş Baba dem Ali’nin demidir
Küfrü iman olmuş canlar emidir

Bir yorum

  1. Merhaba değerli canlar,

    Emeğinize, yüreğinize sağlık,
    Hızır Hak yardımcınız olsun,

    Kimi şiirlerini beğendim. Alevilik tarihi ile ilgili araştırma kitabıma düzelterek koymak istiyorum. Rızanız var mı?

    Bu düzeltilmiş şiirleri de size gönderiyorum.
    Aşkla,

    Not:
    İleride kısmet olur da gelirsem tekkenize kitaplarından vermek isterim. Sattığınız kitabın parası tekkenize kalsın.

    BELLİDİR GİDECEĞİN YER

    Kahta kaymakamı çok kurnaz mıydı?
    Ortada kalmış bir kararsız mıydı?

    Müftüyü dinler ben sendenim der
    Baba’yı görünce ona meyleder

    Bir türlü ikisin denk getiremez
    Karşılıklı söyletip bir dinleyemez

    Derkene birgün bu fırsat çıktı
    Babadır kahvede gözüne çarptı

    Müftüyle birlikte içeri daldı
    İbrahim Baba’nın yanına vardı

    Çay kahveler derken sohbet de arttı
    Kaymakam ortaya sorunu attı

    “İbrahim Baba ve Müfti efendi
    Her ikinizi de severim” dedi

    “Biriniz Alevi biriniz Sünni
    Bu Ömer Osman der sen ise Ali”

    “Müfti çar-i yari göğe yükseltir
    Baba Eylibeyt’e canını verir”

    “Herkes inancını savunsun şurda
    Söz veriyorum şu huzurunuzda”

    “Kazananın elini öpeceğim
    Ve hep onun ardından gideceğim”

    Müfti efendi dedi ki “ben hazırım
    Çar-i yar sahabe verir huzurum”

    “Resul gören göze ben inanırım
    Muaviye’yi de ashab tanırım”

    Bu minval üzere çok sözler etti
    Bir kez bile anmadı Ehlibeyti

    İbrahim Baba’ysa kızdı köpürdü
    Ama bell’etmedi sade öksürdü

    Dedi “ne söylerim ben bu adama
    Resul’u göreni seviyor ama”

    “Hep yanıbaşında evindekini
    Fatma Ali Hasan ve Hüseyin’i”

    “Yani ev halkını sevip saymıyor
    Emevi soyuna saygı duyuyor”
    “Benim kaymakamım sana gelince
    Söyleyeceklerimi düşün derince”

    “Farzet ki Muhammed peygamber sendin
    Diyelim kapıdan içeri girdin”

    ” Masamda Ali’yle kızı torunu
    Oynarken bir kaptı kaçtı oyunu”

    “Müftünün yanında Bekir’le Osman
    Ömer Muaviye Yezit ve Mervan”

    “İşte bunca basit senin tercihin
    Belli değil midir gidecek yerin”

    Müfti hemen kalkıp dışarı çıktı
    Herkes arkasından şöyle bir baktı

    Kaymakam elini öptü Baba’nın
    Talip oldu ona kesti kurbanın

    Derviş Baba türabı erenlerin
    Gerçeğin demine HÜ diyenlerin.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*