DEDE KUL HİMMET

–4–
Pervaneyi aşk oduna yandıran
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Dalga vurup deryaları coşturan
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Mansur’u öldürüp darda astıran
Çekip Zülfikar’ı taşi kestiren
Miraç’ta Muhammede nişan gösteren
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Fani imiş şu dünyanın ötesi
Söylerim sözümü var mı hatası
Hasan ile Hüseyin’in atası
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Zindanda Zeynel’in payını veren
Muhammed Bakır’ın payını veren
Mahrum kalmaz dergâhına yüz süren
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
İmam Cafer Kazı Musa İrıza
Mümine irahmet yezide ceza
Sahib–i Zülfikar hulk–i irıza
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Taki Naki hem dertlerin devası
Hasan–ül Askeri Mehdi livası
Muhammed Mustafa sırr–ı Hüdası
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
Kul Himmet’im ziyan etmez karında
Her kulun bir sevdası var serinde
Dünyada ahrette mahşer yerinde
Aman Şahı Merdan sen imdat eyle
–5–
Esti sinem yeli derdim artırdı
Ateşim yanmadan korlandı yine
Gülistan elinden selam getirdi
Sinem bülbülleri söylendi yine
Hayyellerin kalb evime yeritti
Benliği perişan etti dağıttı
Senin aşkın bana “Hü dost!” çagirtti
Can zülfün teline bağlandı yine
Gerçek bu meydanda gafil oturmaz
Asla vücuduna hile getirmez
Gönül aşnasını buldu yitirmez
Dost zülfün teline bağlandı yine
Değme dala değme gönül sayyadı
Dostun bahçesine kondurma yadı
Muhammed Ali’den tuttum bünyadı
Gönül bir ikrara bağlandı yine
Coştu Kul Himmet’im coştu ayılmaz
Arığına muhabbete doyulmaz
Tabip olmayınca yara sarılmaz
Yar geldi yaralar sarıldı yine
–6–
Kul Himmet’in Gezdiği Yerler
Onsekiz bin alemi gezip seyreden
Şah–i Merdan ile gezdiğim yerler
Kah bir mekân gelir bir mekân gider
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Okundu (…?) ayet suresi
Pak oldu yerin göğün arası
Kara Hamdelistan(?) yöresi
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Bak şu silsileden sohbet edene
Temaşa kıl dünyaya gelip gidene
Karaman Kırşehir gölü Adana
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Hem de aştı Musul’u Hasan Keyfi
İmamlar soyudur pirim Şeyh Safi
Hamel(?) Halep İstanbul Ayasofya’yı(?)
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Gayet sıcaktır ağır havası
Katarlanmış gider atı devesi
Amasya Çorum Merzifon ovası
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Kayseri’de Erciyes dağlar ulusu
Bozoğlan Bulanık Bulgar Yalusu
Hemdinli ve Karadeniz yalusu
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Sahilinde çok olur turnası kazı
Bozoğlan Bulanık Bulgar Yalısı
Hemdinli’nin Karadeniz kıyısı
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Kudrettendir Kiloğlu’nun feneri
Kafir kırmak azizlerin hüneri
Kızılelma Akdeniz’in kenarı
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Kabeye gider doksan bin hacı
Dimyat begleri alırdı pacı
Müminin durağı…..
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Düldülü incitir Ali’nin zoru
Ona karim olmaz alemin varı
Sofya da Bulgaristan’ın kenarı
Şahı Merdan ile gezdiğim yarlar
Nur ile doludur Kerbela vari
Orda şehit oldu imamlar serveri
İlbazlı iklimi Dımışki şarı (Şam çarsisi)
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Giydiği al yeşil nurdan eyeri
Mekke Medine Arap diyarı
Şahı Merdan’ın indiği kühsarı (dağın tepesi)
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Deşt–i Serendib’de Adem’in izi
Arafat’ta güzel koçun boynuzu
Tur dağında Çin–i Maçin’in yüzü
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Hazret Ali dürür ol büyük insan
Bir burçtan bir burca okunu atan
Baruburak(?) Karabarak(?) akmadan
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Evvel bu dünyaya kim geldi Halık
Dört kapı ve kırk makam da mevasık (gerçek şeyler)
Yeraltında sarı öküzle balık
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Balığın üstüne koydular taşi
Baksın bundan ibret alsın her kişi
Onsekiz bin alemin içi dışı
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Dahi çoktur sohbetimin akisi
Yel estikçe gelir yarin kokusu
Kanber dağı Erenlerin sekisi
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Çarh–i Musul yüce dağların çogu
Suları çaglar hoş bahçası bağı
Hey Saatçukuru gel Ağrı dağı
Şah–ı Merdan ile gezdiğim yerler
Cem kuruldu âsik nefese başlar
Kim estirir yeli bre kardaşlar
Tozan Canyaylası dağ ile taşlar
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Acel gelip biz göçmeden fenadan
Nasibimiz versin Mevlam yaradan
Bağdad Kerbela Erdebil’le Hemedan
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Yaradan bilir gizlim saklımı
O yürütür daim benim aklımı
Hind Horasan ile Irak iklimi
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Oniki İmama kast eyledi Mervan
Kim yayar kudret devesin seyran
Karabağ Gence Şemahı Şirvan
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
Kahi Elburz dağın aşiyor yolu
Dertli dertli öter seher bülbülü
Kılbarak’tan beri Kem(h)keşan (?) eli
Şahı Merdan ile gezdiğim yerler
(…)17
Ben Derviş Himmet’im derdim bir tümen
Denizlerin taş–i lal dür semen (değerli)
Şah Necef iklimi Hindistan Yemen
Şah–i Merdan ile gezdiğim yerler
–7–
Ali ile Dev destanı
Yerde insan gökte melek yogiken
Kudretinden bir nur indi süzüldü
İki isim bir kandilde nur iken
Ayin Ali mim Muhammed yazildi
Ol dem yaratıldı dev ile peri
Kaftan kafa hükmederdi herbiri
Anların var idi bir sultanları
Gayetten pehlivan pek zorba idi
Üçyüz altmış batman gürzü çekerdi
Vuruncağız Kaf’ı Küf’ü yıkardı
Cümle devler anın havfin çekerdi
Yedi iklim çar köşede az idi
Üçyüz altmış arşin idi kameti
Yetmiş yedi arşin idi sıfatı
Hiçbir kula benzemezdi heybeti
Bakınca mağripten meşrık düz idi
Kaf dağında bir bağ vardı hurmadan
O zaman yoğidi dünyada insan
Gördü bağ içinde bir taze civan
Şad ü hurrem oldu güldü sevindi
Nigar mısın deyip sundu elini
Benliğinden geçti sıydı halini
Özge bilemedi hiç ahvalini
Tezden hemen yüzüstüne yıkıldı
Yedi günden sonra buldu özünü
Eli bağlı kan doldurmuş gözünü
Sultan Süleymana vurdu yüzünü
“Süleymansın şu bendimi çözündü”
Süleyman der: “Kim bağlamış elini
Kaddin hilal olmuş bükmüş belini
Kimler kıldı sana bunca zulümü
Hakk’ın emri yoksa böyle yazıldı?”
Dev de der ki: “Ahirinde n’olacak
Bu dert bize kıyamete kalacak”
Süleyman der: “Muhammed var gelecek
Ahir zaman yakın derler, sezindi”
Bir zaman söylendi dillerde bu ad
Nice bin yıl geçti nice bin saat
Zahir oldu Ali ile Muhammed
Devler geldi karşisınde dizildi
Mekke medine’nin halkı dirişdi
Devi görenlerin tebdili şaştı
Mekke’nin üstüne zulümat düştü
Kimisi korktu da benzi bozuldu
Yedi iklim padişahı geldiler
Alay alay taraf taraf durdular
Tezden Muhammed’e haber verdiler
Arafa’a ulu divan kuruldu
Muhammed der deve: “Nedir ahvalin?
Sinende yaran var baglıdır elin
Vatanın neredir nereden gelin?
Eğlen de bir haber ver tezindi”
Dev de der ki: “Kaf dağıdır mekânım
Dünyada yoğidi eşim nökerim
Nice bin yıl ben bu derdi çekerim
Kuşça canım kafesinden üzüldü”
Muhammed der deve: “Nerde bağlandın?
Adın nedir bunca eğlenlendin?
Süleyman Nebi’ye Nuh’a varmadın
Elin baglı bin yıl daha gezindi”
Dev de der ki: “Rezputeş’tir adım
Kaf’tan Kaf’a kadar hüküm ederdim
Süleyman Nebi’ye Nuh’a uğradım
Ne yaram onuldu ne bend çözüldü”
“Yüz yigirmi dörde verilmez adet
Bunca peygamberden bulmadım medet
Sana geldim düştüm el aman mürvet
Muhammed’sin şu bendimi çözündü”
“–Süleyman’dan haberini alın mı
Kaf’tan ırak yollarından gelin mi
Elini bağlayanı görsen bilin mi?
Eğlenme de şu orduyu gezindi”
Küçük büyük bu haberi duydular
Dellal koyup çarsi çarsi sordular
Cümlesi de derildiler geldiler
Hepsi devin karşisına dizildi
Nice günler nice saatler geçdi
Dert ehli de dermanına kavuşdu
Bunca insan tek tek oldu savuşdu
Gümanı kalmadı umum üzüldü
Dev de der ki: “Beni aldı bir firak
Gelemem bir dahi menzilim ırak
Derc etdim orduyu oğlan burda yok
Yana yana şu vücudum köz oldu”
Muhammed der: “Dava etdin
Bunca halkı biraraya derledin
Oğlan burda sen oğlanı görmedin
Elin bağlı bin yıl daha gez indi”
Dev de der ki: “Sanma beni deliyim
Kaf’dan da ırak yollardan gelirim
Görünceğiz ben oğlanı bilirim”
Kaşlarında mim duası yazılı
Hak emriyle gökten Cebrail indi
Okudu nameyi sultana sundu
Tanrı Muhammed’e selam gönderdi
“Devin ilacını görsün tezindi
Muhammed Selman’a gel dedi geldi
Aleme bir nurdur balkıdı doğdu
Selman’ın çigninde Ali’yi gördü
Dev Muhammed hırkasına dolundu
Dev de Muhammed’e söyler pusudan:
“İşte bu oglandı bana iş eden
Yerde insan gökde melek yoğiken
Duyar idim çok dev başin keserdi”
Ali’m der “Deve olmaz irağbet
Dev adam eti yer bu nasıl adet?”
Muhammed Ali’ye eyledi minnet
İşaret eyledi bendi çözüldü
Ali devin kususruna kalmadı
Kimi inandı kimi inanmadı
Ta elest’ten ikrar veren dönmedi
Yezid’in gönlüne lanet yazıldı
Büyük küçük bu haberi işitdi
Sevdası serimden ayrılmaz her dem
Ruh aşinasıydık Elest gününden
İsm–i Ali kalb evine yazıldı
Kul Himmet’im eydür dediğim neden
Sevdası serimden ayrılmaz her dem
Ruh aşinasıydık Elest gününden
İsm–i Ali kalb evine yazıldı
–8–
Yedi iklim dört köşeyi dolandım
Ben Ali’den gayrı bir er görmedim
Kısmey verip alemleri yaratan
Ben Ali’den gayri bir er görmedim
Bir ismi Ali’dir bir ismi Allah
İmlarım yoktur hem vallah billah
Muhammed Ali yoluna Allah eyvallah
Ben Ali’den gayri bir er görmedim
Ol kudret bendini kırdım gark ettim
Sarı öküz tüyün sandım fark ettim
Arş–i muallağı gezdim seyrettim
Ben Ali’den gayri bir er görmedim
Ali gibi er gelmedi cihana
Ona da buldular binbir bahane
Yedi kez vardım ben ulu divana
Ben Ali’den gayrı bir er görmedim
Cennet bahçesinin nedendir taşi
İncidir toprağı hikmettir işi
Yüz yigirmi bin peygamber başi
Ben Ali’den gayri bir er görmedim
Kul Himmet’im eydür Kırklara beli
Dilim medhin söyler aslımız deli
Evveli Muhammed ahiri Ali
Ben Ali’den gayri bir er görmedim

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*